YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15215
KARAR NO : 2013/15130
KARAR TARİHİ : 06.09.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.06.2012 tarih ve 2009/94-2012/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11/02/2008 tarihli bir Franchise ilişkisi bulunduğunu, bu doğrultuda davalıya yazılım ve veri tabanı verildiğini, bilgi ve deneyim aktarıldığını, marka, isim, sembol ve logoların kullandırıldığını, iş usulleri öğretildiğini, piyasa ve müşteri portföyü sağlanarak teknik destek verildiğini, davalının ise bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalının bu ihlalinin halen devam ettiğini ileri sürerek, davalının elde ettiği gelirden sözleşme ile müvekkiline düşen 10.000 TL payın 13/04/2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, bu sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, taraf arasındaki ilişkinin sözleşme ile kurulmuş bir ilişki değil ticari bir ilişki olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde elde edilen daha önceden kurulmuş gelirden pay istediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu Föy Franchise Sözleşmesi’ndeki imzanın davalı …’e ait olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ücretleri başlıklı 19. maddesine göre işlem başına beş kuruş komisyon ücreti üzerinden yapılan hesaplamaya göre dava tarihine kadar davalının elde ettiği ve davacıya ödenmesi gereken komisyon miktarının 904,88 TL olduğu anlaşılmış ve bu rakam üzerinden davanın kısmen kabulü ile, 904,79 TL alacağın 13/04/2009 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı …’e ihtarnamede akdi ilişkiyi kabul etmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyetine yönelik maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi nedeniyle, uğranılan zararın tahsili istenebilir ise de, uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 325/2. cümlesi uyarınca davacı diğer bir iş nedeniyle kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyleri isteyemez. Bu itibarla, mahkemece öncelikle davalının haksız fesih sonrasında aynı işi aynı bölgede başka birisi kanalıyla yaptırabilip yaptıramayacağı, yaptırabilir ise bunun süresi, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilip, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının varsa dava tarihini de aşan tüm müspet zararını isteyebileceği hususu da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve katılma yolu ile davalıya iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.