YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/160
KARAR NO : 2013/18132
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 tarih ve 2010/574-2011/466 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 21.02.2008 tarih 1 O 2359/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 2675 sayılı MÖHUK’un 38. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu tenfizi istenen Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 18.03.2008 tarihinde posta yolu ile, 22.12.2008 tarihinde ise diplomatik yoldan tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 04.07.2008 olduğu yazılı olup dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 22.12.2008 tarihinde davalı vekili Av. …’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, kararın adı geçen davalı vekiline tebliğinden sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararında davacı olarak … ismine yer verilmiş olup işbu davada ise hüküm … lehine kurulduğu gibi dava dilekçesine ekli vekaletname de … tarafından verilmiştir. Bu durumda, yabancı mahkemede lehine hüküm kurulan kişi ile işbu davayı açan kişinin aynı kişi olup olmadığının araştırılmaması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.