YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16157
KARAR NO : 2013/15108
KARAR TARİHİ : 05.09.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2010/764-2012/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’in ortak olduğu davalı şirkette ortak ve yönetim değişiklikleri yaşandığını, son olarak davalı …’in müdür olarak atandığını, görev süresi dolduğu halde ortaklar kurulunun tekrar toplanamadığını, yeni müdür seçilmediğini ve davalının şirket kaşesi altına imza atarak şirket işlerini yapmaya devam ettiğini, davalıya gönderilen ihtarnamelerden bir sonuç alınamadığını, müvekkiline durum hakkında bilgi verilmediğini, şirkette organ eksikliği bulunduğunu belirterek, organ eksikliğinin giderilmesini aksi halde şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11/05/2012 tarihli dilekçesinde şirketin feshini talep etmiştir.
Davalılar vekili ;davayı kabul etmediklerini,şirketin temsil ve idaresinde boşluk olmadığını, yine şirketin feshini gerektirecek bir neden de bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, hukuki niteliği itibari ile fesih ve tasfiye davası olduğu, dava konusu şirketin esas sermayesini tamamen yitirdiği, davalı …’in müdürlük görevinin sona ermesinden sonra davacı ortağa ulaşılamadığı iddia edilerek 08/07/2010 tarihinde olağanüstü genel kurul oluşturarak tek başına kendisini müdür olarak şirkete atadığı, bu kararı 19/07/2010 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlattığı, iki ortaklı bir şirkette böyle bir kararın tek ortak tarafından verilmesinin mümkün olmadığı, ortaklar arasında güven ortamının bozulduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, TTK’nın 549/4. maddesi kapsamında haklı sebeple fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davalı Teknik Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden yapmış olduğu tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak dava, davalı Şirket’in fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğundan davada, şirkete husumet yöneltilmesi yeterli olup diğer davalıya husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Husumet hususu da, mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir husus olduğundan mahkemece davalı … hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin davalı Şirket yönünden yapmış olduğu tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz ilam harcının davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.