Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/16221 E. 2013/15126 K. 06.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16221
KARAR NO : 2013/15126
KARAR TARİHİ : 06.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.06.2011 tarih ve 2010/273-2011/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15.620 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank…Şubesi’nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, Yurtbank A.Ş.’nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, (13.726.493.151) TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı…vekili, müvekkilinin bankanın genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının parasını öncelikle off-shore şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının kendi iradesi ile parasını off-shore hesabına gönderdiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi iddiasının inandırıcı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın Ankara Ticaret Mahkemeleri’nde görülmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Banka vekili, davaya bakma yetkisinin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın haksız fiile dayandırılmış olması halinde zamanaşımına uğradığını, off-shore bankası ile müvekkilinin hükmi şahsiyetlerinin farklı olduğunu, bankanın müşteriyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş., …, … vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davanın davacının Yurt Bank AŞ…Şubesi’nde bulunan mevduatının, iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Off-Shore Bank Ltd hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkin olduğu, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri Off-Shore bankasına yöneltmek suretiyle dolandırıldığı, bu paraların Off-Shore Şirketi’nin Bankanın merkez şubesinde açtığı hesaba aktarıldığı ve Off-Shore bankasının sadece bankanın merkez şubesindeki hesabından ibaret kaldığı şeklindeki tespitinin bağlayıcı olduğu, davalılardan …’in davacının davaya konu parasını yatırdığı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.’nin hakim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı, davalı …’in bu bankanın genel müdürü, yönetim kurulu üyesi ve Yurt Security Off-Shore Ltd ‘nin direktörler kurulu başkanı olduğu, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ilamı ile anılan davalıların mahkumiyetlerine karar verildiği, bu mahkumiyet hükmünün bağlayıcı olduğu, davalı …Ş. davacının davaya konu hesabını açtığı Yurt Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu, davalı … Grubu’nun ise hakim hissedarı davalı … olan şirketler grubu olduğu, bağlı paravan ve gerçek şirketlerine haksız krediler tahsis edilmek suretiyle sebepsiz zenginleşen şirket olduğu, davacıya karşı birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, davaya katılan TMSF’nin davalı bankanın borcunu üstlenen sıfatıyla sorumluluğunun olduğu, davacının fona devredilen Yurt Bank A.Ş.’de 13.112,49 YTL + 283,56 YTL (1.037,35 DEM karşılığı) toplam 13.396,05 TL’si (yeni) bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.396,05 TL alacağın 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ING Bank A.Ş. adına üstlenen sıfatıyla davalı TMSF olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.