Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/16833 E. 2013/15136 K. 06.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16833
KARAR NO : 2013/15136
KARAR TARİHİ : 06.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2011/567-2012/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK’nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı Bodrum Ticaret Sicili’nde kayıtlı Güvenilir Turistik Yatı. İşl. A.Ş.’nin ortakları olduğunu, davalı şirketin aynı zamanda bu şirketin mülkiyetinde bulunan Bodrum Marina Vista Oteli’nin de kiracısı olduğu, taraflar arasında 25.12.2007 tarihinde imzalanan Mutabakat Zaptı başlıklı belgede 26.04.2007 tarihi itibariyle geriye işler nitelikte hüküm doğuracağının açıkça belirtildiğini, bu belgede davalı borçlu tarafların ortak oldukları şirketin her hesap dönemi için genel kurul toplantılarında alınan kar dağıtım karar ve tarihi doğrultusunda davacılara Güvenilir Turistik Yatı. İşl. A.Ş. nezdinde ödenecek toplam temettü tutarının 50.000 Euro karşılığı Türk Lirası’nın altında kalması halinde şirket ile arasındaki kiracı – kiralayan ilişkisi devam ettiği sürece tahakkuk edecek toplam temettü tutarı ile 50.000 Euro arasındaki farkı ödemeyi kiracı sıfatı ile kabul ettiğini, mutabakat zaptında adı geçen şirkete dağıtılacak temettü bulunmaması veya bulunsa dahi şirket genel kurulunca mevcut karın dağıtılmayarak yedek akçe olarak ayrılmasına karar verilmesi hallerinde de bu yükümlülüğünün devam edeceğinin açıkça kabullenildiğini, davalının mutabakat zaptının yürürlük tarihi olarak belirtilen 26.04.2007 tarihinden sonra 2007 ve 2008 hesap dönemlerine ilişkin 2009 yılı içindeki genel kurul toplantısı sonrasında ödemesi gereken 83.000 Euro’yu ve 2010 yılı genel kurul toplantısı sonrasında ödemesi gereken 50.000 Euro’yu da 07.09.2010 tarihinde ödediğini, davalının bu mutabakatı imzalayarak ve mutabakatta belirtilen şekilde hesaplama sonucu ödemelerini yapmak suretiyle uyguladığını, davalının da ortak sıfatıyla katılıp oy kullandığı 2010 yılı hesap dönemine ilişkin genel kurul toplantısının 28.07.2011 tarihinde yapıldığını, “7” sayılı karar ile 2010 yılı hesap dönemi kârının dağıtılmayarak fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına karar verildiğini, davalının mutabakat çerçevesinde 50.000 Euro’yu derhal ödemesi gerekirken genel kurul tutanağındaki muhalefet şerhleri ve gündeme madde ilavesi talepleri ile itirazlar nedeniyle ödeme yapmayacağını bildirmesi üzerine 50.000 Euro’nun tahsili için Antalya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7853 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin borçlu şirketin itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağa dayanak gösterilen mutabakat zaptının Güvenilir A.Ş.’nin temettü dağıtım esasları ve bu esaslar paralelinde müvekkili şirketin işletmeci olarak ödeme yükümlülüğünü düzenlediğini, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün Güvenilir A.Ş.’nin kar dağıtım esaslarına göre ortaya çıktığını, davacının takipte 2010 yılı kâr payına ilişkin ödeme talep ettiğini, 28.07.2011 tarihli genel kurula ilişkin toplantı tutanağının 7. maddesi ile 2010 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak oluşan dönem karı görüşülerek dağıtılabilir karın yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra kalan kısmının fevkalade ihtiyatlara ayrılmasına karar verildiğini, genel kurulda kâr payı dağıtım kararı bulunmadığını ve kâr payı dağıtım tarihinin de belirlenmediğini, bu durumda Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliğin kâr dağıtımına karar vermek başlıklı 15/i bendi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan düzenlemeler saklı kalmak üzere dağıtım tarihlerinin genel kurul toplantısının yapıldığı yılın son gününü aşmamak üzere belirleneceğini, bu durumda davalının genel kurul toplantısının yapıldığı 2011 yılı için 31.12.2011 tarihine kadar taahhüdünü yerine getirme imkanının bulunduğunu, alacağın 31.12.2011 tarihinden sonra muaccel hale gelip, takip konusu yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın anonim şirket ortaklarının, 2010 yılı genel kurulu nedeniyle şirket ortağı olduğu ileri sürülen davalı şirket hakkında açılan alacak davası olduğu, HMK’nın 14/2. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin ise ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yani Bodrum Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Bodrum Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.