YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16863
KARAR NO : 2013/15837
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.03.2012 tarih ve 2009/492-2012/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaca S.S. 1055 sayılı Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi’ne 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanılarak 550.000.000.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu senetlerin imzalanmasıyla davalıların kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek, 6.964,36 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, …, …, … ve … borçlarını ödediklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davalı borçluların kasa tahsil fişleri ve kendilerine teslim edilen ve tütün satın alınan firma tarafından düzenlenen müstahsil makbuzları kapsamında davaya konu borç için kooperatif alacağına mahsuben alacaklarından yapılan kesintilerle birlikte toplam 1.411.710.000 TL’lik ödeme yaptıkları, bu durumda davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.