Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17201 E. 2013/15142 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17201
KARAR NO : 2013/15142
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2012 tarih ve 2012/555-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi … olan 30.11.2012 keşide tarihli 3.000 TL bedelli senedin müvekkili bankanın İzmir Şubesi’nde kaybedildiğini ileri sürerek, anılan senedin iptaline ve ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde “TTK’nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak muhatap banka şubesinin ismini çek hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta kesin süre verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen kıymetli evrak belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine,” şeklinde şerh düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle zayi nedeniyle çek iptali davası hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu kıymetli evrakın çek olmayıp emre muharrer bono olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.