Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17279 E. 2013/17273 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17279
KARAR NO : 2013/17273
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2012 tarih ve 2011/447-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin çeke dayalı ihtiyati haciz kararı alarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, çek bedelinin icra dosyasına yatırıldığını, dava konusu çekin de içinde bulunduğu evrak çantasının kaybedilmesi sebebiyle açılan çek iptali dosyasına davalının çeki ibraz ettiğini, çek iptali davasının görüldüğü mahkemece istirdat davası açmak ve tedbir kararı almak üzere davacıya süre verildiğini, dava konusu çekin müvekkili Umut Boya namına keşide edildiğini, çekin arkasındaki kaşe ve kaşe üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını, borca ve imzaya açıkça itiraz ettiklerini, çeki ciro yolu ile iktisap ettiği sırada çekin çalıntı olduğunu bilen borçlunun kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, 13.10.2011 tarihli 6.000,00 TL bedelli çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul 6 İcra Müdürlüğü’nün 2011/24401 esas sayılı dosyasında 04.11.2011 günü dava dışı borçlu Atılım Hırdavat Boya Kim. San. ve Tic. Şirketi’ndeki haciz işlemi sırasında davacı vekilinin haciz adresine gelerek dosya borcunu ödediğini ve bu paranın icra dosyasından çekilmesine de muvafakat ettiğini, davacının borcu ödemesinin BK’nın 173. maddesine göre borcu üstlenme işlemi olduğunu, bu nedenle çekteki imza şirket yetkilisine ait olmasa bile BK’nın 173 maddesi uyarınca icra borcundan sorumlu olduğunu, müvekkilinin çek üzerinde iyi niyetli yasal hamil durumunda olduğunu, TTK’nın 704. maddesi uyarınca kötü niyetli olduğunun veya iktisapta ağır kusurlu olduğunun ispatı halinde sorumluluğunun doğabileceğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu çekin çalıntı olduğunu bile bile iktisap ettiğinin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının dava konusu çeke ciro yolu ile hamil olduğu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalının çeki iktisap ederken kötü niyeli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, istirdadı istenen çekin lehtarı olan davacı yapılan icra takibi sonucunda çek bedelini çekin hamili olan davalıya ödediğinden davacının ödenmeden sonra ancak ödediği bedelin istirdadını talep etmekte hukuki yararının bulunmasına, çekin istirdadını istemekte hukuki yararının olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.