Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17283 E. 2013/15399 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17283
KARAR NO : 2013/15399
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2012/278-2012/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde mevduat hesabı bulunduğunu, 10.09.2008 tarihinde 74.975,70 TL’nin bu hesaptan yatırım fonuna aktarıldığını, ancak dava dışı banka personelince hesabına haksız olarak girilerek bu paranın çekildiğini, başka müşterilerin hesaplarından da para çekildiğini, bankaların işlemlerini kendi çalışanları ile yürütürken 3. kişilere verdikleri zarardan BK’nın 55 ve 100. maddeleri gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin 10.09.2008 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tutarla likit fon alındığını, aynı gün bu tutarın mudiye ait başka bir hesaba aktarılarak fiş ile çekildiğini, fiş üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, para çekilen mazbuzdaki imzanın davacıya ait olduğu, bu nedenle ceza soruşturmasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bankaca yürütülen soruşturma sonucunda da idari işlem yapılmasına gerek görülmediği, paranın davacının dava dışı banka personeline imzalayıp verdiği boş tediye fişi ile çekildiği, davacının bu şekilde tediye fişi vermesinde ağır kusurunun bulunduğu, davacının fişi hata ve hile sonucu verdiğini iddia ve ispat etmediği gibi davanın banka personeline karşı da açılmadığı, davacının peşinen bu personelce her türlü işlemin yapılmasına muvafakat verdiği, zararın oluşmasında kusurunun bulunduğu, bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, zarara davacının katlanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, fon satış işleminde kullanılmak üzere imzalanarak verilen boş fişin banka personelinin suistimali neticesi para çekilmiş gibi kullanıldığı iddia edilmekte olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar mahkemece zararın oluşmasında bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekir. Oysa dosya arasındaki idari soruşturma raporuna göre, banka personeli bir kısım mudi hesapları üzerindeki usulsüz işlemler ile toplamda 263.241,30 TL ve 40.000 USD’yi zimmetine geçirmiştir. Bankalar, mülga Borçlar Kanunu’nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından bile sorumlu olup, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı yine mülga Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca sorumludur. Bu itibarla davanın kabulüne karar vermek gerekirken, boş fişe imza atılması nedeniyle bankanın sorumlu olmadığı yönündeki gerekçe doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.