Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17405 E. 2013/15902 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17405
KARAR NO : 2013/15902
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2011/140-2012/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 30.11.2010 tarihli genel kurul toplantısına usulüne uygun çağrılmadığını, bu nedenle şirketin bilanço, gelir gider hesaplarını inceleme olanağı bulamadığını, yönetim kurulunun ibrasının usulsüz olduğunu, …’ya ait oyla yönetim kurulunun ibra edildiğini, bu kişinin yönetim kurulu üyesi ve şirket müdürünün kızı olduğunu, kendisine usulen hisse devredildiğini, genel kurulda kar dağıtımına ilişkin herhangi bir görüşme yapılmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, …’ya yapılan hisse devrine davacının da onay verdiğini, sorumluluk davası açılmaması halinde davacının ibrayla ilgili olarak dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya tebligat yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan …’ya yapılan hisse devrinin muvazaalı olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından hukuki yarar sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan …’nın oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun ibrası kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı ve alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, yönetim kurulu kararının ibrasına ilişkin karar nisabının oluşmadığını ileri sürdüğüne göre, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacakları gözetilerek, toplantıya katılan davacının pay miktarı ile diğer ortakların oyları dikkate alınarak nisabın oluşup oluşmadığı belirlenip, nisabın oluşmaması durumunda kararın yoklukla malul olacağı ve bu hususu tespit ettirmekte de davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.