Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17510 E. 2013/16080 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17510
KARAR NO : 2013/16080
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2010/129-2012/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının murisi …’ın 12.03.2009 tarihinde vefat ettiğini, murisin Ünallar Dayanıklı İhtiyaç Maddeleri, Tekstil, Sanayi İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti’nde 75 pay hisse sahibi iken, 18.01.2006 tarihinde 60 pay hissesini davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini, davalının davacının erkek kardeşi …’ın oğlu, davacının yeğeni olduğunu, devir tarihinde davalının 22-23 yaşlarında öğrenci olup, bu hisseleri devralabilecek mali yeterliliğe sahip olmadığını ileri sürerek, muvazaa nedeniyle hisse devrinin iptali ve miras hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devri işleminin muvazaalı olmadığını, davalının şirketin aile şirketi olması nedeni ile lise çağlarından bu yana şirkette çalıştığını, emeği ile şirkete katkıda bulunduğunu, açıköğretim fakültesinde okuduğunu, şirkette çalışırken okumaya devam ettiğini, ayrıca mal varlığının bu hisseleri almaya yeterli olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, murisin devir tarihinde yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarından dolayı, ticari hayattan uzaklaşmak amacıyla, davalının küçüklüğünden beri şirkette çalışması ve kendisi ile hastalığı süresince ilgilenmesini de göz önüne alarak, payını davalıya devrettiği, davalının uzun yıllardır şirkette çalışması nedeniyle para kazandığı, kendine ait bir birikiminin olduğu, yine dosyada mevcut resmi belgelerden davalının 05.05.2005 tarihinde kendisine ait 2001 model Mercedes marka hususi otoyu 75.661,00 TL’ye sattığı, yine tapu senetlerine göre davalının 16.08.2001 tarihinde 5.000,00 TL bedelle ve yine aynı tarihte 15.000,00 TL bedelle taşınmazlar satın aldığı, kaydi değer üzerinden yapılan hisse devir bedelini ödeyecek gücü olabileceği, murisin serbest iradesi ve takdiri de göz önüne alındığında, hisse devrinin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muris muvazaasından kaynaklanan hisse devrinin iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, tarafların murisi olan …’ın sahibi olduğu limitet şirket hisselerini muvazaalı olarak davalıya devredip devretmediği noktasında toplanmaktadır.
Muris muvazaasına dayalı olarak yapılması gereken inceleme ve araştırmanın temelini, tarafların ekonomik güç ve ihtiyaçları, devre konu edilen hisselerin bedellerinin ödenip ödenmediği, ödendi ise buna ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı, hisse devrinin gerçek değer üzerinden yapılıp yapılmadığı, murisin ekonomik olarak böyle bir devre ihtiyacının bulunup bulunmadığı, başkaca mal varlığı veya parasının olup olmadığı hususları oluşturmaktadır. Buna karşın somut olayda mahkemece davalının ekonomik durumunun incelenmesiyle yetinilmiş, davacının murisinin elinde bulundurduğu hisseleri davalıya devretmesinin kendisi yönünden gerekli olup olmadığı ve şirketin cirosu, aktifleri, kar durumu gibi unsurlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle büyüklüğü de hesaba katılarak, devrin gerçek değer üzerinden yapılıp yapılmadığı incelenmemiştir. Bu kapsamda, mahkemece yapılan sınırlı inceleme ve araştırmanın, tarafların murisinin davalı ile yapmış olduğu işlemin muvazaalı olup olmadığının belirlenebilmesinde aydınlatıcı bir etkisi bulunmamaktadır. O halde mahkemece, yukarda değinilen hususlar çerçevesinde muris muvazaasının objektif ve subjektif unsurları üzerinde taraf kanıtları çerçevesinde durularak, muris … ile davalı arasında yapılan sözleşmenin muvazaalı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.