YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18378
KARAR NO : 2013/21510
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2012/105-2012/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile diğer davalılar arasında yapılan 31/12/2010 tarihli sözleşmenin tahkim şartını içerdiğini, buna göre hakem heyetinden bir kişinin davalı gerçek kişiler tarafından seçilmesi gerektiği halde davalıların kendi hakemlerini seçmeye yanaşmadıklarını ileri sürerek bu davalıların seçmeleri gereken hakemin mahkemece belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Rıfat ve Tinatin vekili, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının yanında genel mahkemelerin de yetkili kılınması nedeniyle tahkimin geçersiz olduğunu, müvekkillerinin davalı Karum şirketinde bulunan hisselerini devretmeleri nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ve hakem tayin etmelerinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketler vekili; dava konusu sözleşmede hakemin davalı gerçek kişiler tarafından seçileceğinin öngörüldüğünü, bu bakımdan müvekkillerinin bu konuda sorumluluklarının bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, yine sözleşmenin ayrı maddelerinde yargı yolunun seçilmiş olmasının tahkim konusundaki taraf iradelerini sakatladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı şirketlerin hakem seçmesi öngörülmemiş olduğundan bu davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, yine sözleşmenin 6. sayfasında tahkim şartı bulunmasına rağmen 4. sayfasında tarafların her türlü yasal yola başvurma hakkına sahip olduklarının belirtildiği,buna göre kanunun aradığı şekilde bir tahkim sözleşmesinin gerçekleşmediği, tahkim şartı konusunda tarafların iradelerinin kesin olarak oluşmadığı ve tahkim şartının kesin bir tahkim şartı olmadığı gerekçesi ile diğer davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.