Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18484 E. 2013/17271 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18484
KARAR NO : 2013/17271
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2012 tarih ve 2012/482-2012/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında genel ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredinin müşterisi ve kefilleri olduklarını, hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğine rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin % 5 BSMV’si olmak üzere toplam 57.774,03 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin davaya konu krediyi kullanmadığını ve bankadan para almadığını, banka çalışanı …’nun 10/01/2007 tarihinde intihar etmesi sonucu ortaya çıktığı üzere zimmet olayında davacı banka çalışanın müvekkili adına kredi kullandığını, …’nun bıraktığı mektuplarda müvekkili tarafından kullanıldığı görünen kredinin aslında kendisi tarafından kullanıldığını belirttiğini, açılan kredinin usulüne uygun tahsis edilmediğini ve BK’nun 55. maddesi gereği banka personeli …’nun sebep olduğu zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, şirket yetkilisinin banka müfettişine…’a borç verdiğini beyan ettiği hususunun araştırıldığı, şirket yetkilisi …’ın, …’ın hemen hemen her esnaftan başkası adına borç istediğini, sonra bu borçları geri hesaba yatırdığını, intahar edene kadar kimsenin olaylardan haberinin olmadığını, adı geçen banka çalışanının borç istemesinin ölümünden iki yıl önce 2006 yılının Ocak ayında olduğunu beyan ettiği, 2006 yılı temmuz ayında 45.000,00 TL bedelli bir kredi çekildiği ve aralıklı tarihlerde kısım kısım kredi borcunun yatırıldığı, bu yatırma işlemlerinin… tarafından kredinin çekildiği hususunu desteklediği, söz konusu borç verme işlemi ile kredi çekme işlemi arasında bağlantı bulunmadığı, ölen …’nun ilçe genelinde özellikle esnaf veya tacir olan kimselerde güven oluşturduğu, pek çok imzalı boş tediye fişi alarak bir hesaptan para çekip diğer hesaba yatırdığı, böylece davacının davasının ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.