Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18649 E. 2013/5625 K. 22.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18649
KARAR NO : 2013/5625
KARAR TARİHİ : 22.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen …/02/2009 gün ve 2005/734-2009/68 sayılı kararı bozan Daire’nin ….03.2013 gün ve 2011/15348-2012/3768 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, doktor olan müvekkilinin sağlık hizmeti alanında faaliyet gösteren davalı şirkette toplam %31 oranında pay sahibi olduğunu, anasözleşmede üç grup payın devrine ilişkin özel hükümler bulunduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıktığını, paylarını devir etmek istediğini, 2004 yılında da dava dışı Kent Hastanesi’nde çalışmaya başladığını, kâr payı dağıtımını doktor ortaklarına maaş ödemesi şeklinde devam ettiren davalı şirkette müvekkilinin paydaş olarak kalmasının bir anlamı olmadığını, pay devrine ilişkin müvekkilinin davalıya yaptığı başvurusunun sonuçsuz kaldığını, 20…2005 tarihinde yapılan genel kurulda sermayenin artırılmasına karar verildiğini, bu karara muhalefet ettiğini, öncesinde bilançonun değerlendirilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğünü, bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebinin tutanağa geçirildiğini, bu talebinin kabul edildiğini, buna bağlı taleplerin de görüşülmesinin ertelenmesi gerektiğini, sermayenin artırılması talebinin de bilançonun görüşülmesinin tamamlanması ve onaylanmasını müteakip görüşülmesinin zorunlu olduğunu, esasen şirketin mali yapısının sermaye artırımını gerektirmediğini, zira oldukça kâr eden ve bu kârı maaş ödemesi şeklinde dağıtan davalı şirketteki sermaye artırma kararının müvekkilinin hisselerinin eritilmesi amacını taşıdığını, hakkın kötüye kullanıldığını, esasen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek, 20…2005 tarihli genel kurul kararının 7. gündem maddesinin iptaline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin 20…2005 tarihli genel kurulunda müvekkilinin bilançonun ertelenmesi talebinin kabul edildiğini, kâr-zarar hesabıyla bilançonun gönderildiğini, şüpheli durumların saptandığını, ertelenen genel kurulun ….01.2006 tarihinde yapıldığını, yönetim kurulunca dava edilen sermaye artırım kararına paralel şekilde ve müvekkilinin yeni hisse alma hakkı ihlal edilerek yeni hisse oranları ile hazirun cetvelinin hazırlandığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, hizmet bedellerinin yüksek ve dağıtılabilir kâr paylarının düşük gösterildiği gerekçesiyle bilançoyla ilgili yazılı açıklama istendiğini, bilançonun görüşülmesinin bir ay süre ile ertelenmesinin talep edildiğini, istemin kabul görmediğini, özel denetçi atanması isteminin de reddine karar verildiğini, …’nun 394. maddesi uyarınca ilan yapılmadığını, müvekkilinin yeni pay alma
hakkının engellendiğini, diğer ortakların katılma taahhütlerinin geçersiz olduğunu, ayrıca ….nun 395. maddesi koşullarının bulunmadığını, yazılı izahat olmadan ikinci kere erteleme talebinin reddinin yanlış olduğunu, batıl sermaye artırımına ilişkin alınan tüm kararların hükümsüz bulunduğunu belirterek, davalı şirketçe ….nun 394 ve 395. maddeleri hükmü ihlal edilerek gerçekleştirilen sermaye artırımının butlanının tespitine, ….01.2006 tarihinde alınan tüm kararların butlanının tespitine, kararların batıl olduğuna hükmedilmediği takdirde alınan tüm kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/15348 E,2012/3768 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/…. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi