YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18665
KARAR NO : 2013/17243
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2012 tarih ve 2011/406-2012/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu şirket arasında imzalanan Genel Finansman Sözleşmesi’ni ve 02.01.2006 tanzim, 02.02.2009 vade tarihli, 1.100.000,00 TL bedelli bonoyu dava dışı … ile birlikte davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ancak yine ödenmemesi üzerine tüm borçlular aleyhine yapılan icra takibinin, davalının takip konusu bonodaki imzaya ve borca itirazı üzerine icra hukuk mahkemesince takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, 1.068,644.00 TL alacağın tahsil tarihine kadar değişen oranlarda işleyen reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile icra hukuk mahkemesi dosyasında müvekkili aleyhine hükmedilen tazminat ve para cezasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı bonoda ve kredi sözleşmesinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacıdan icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2011 tarih 2009/1482-1262 E.K. sayılı kararı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, icra mahkemesince alınan bilirkişi raporuyla takip dayanağı bonodaki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, ayrıca davanın dayanağını oluşturan Genel Finansman Sözleşmesinde davalıya atfen atılan kefil imzasının da davalının eli ürünü olmadığı saptandığı, davalının imzasını taşımayan bono ve Genel Finansman Sözleşmesi’nden kaynaklanan borçtan dolayı sorumlu tutulmasına yasal olanağın bulunmadığı, dava İİK’nın 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davası olmayıp, alacak davası olduğu ve davacının dava açmaktaki niyetinin bir önemi olmadığından davalı vekilinin inkar tazminatı talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalı vekilinin %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.