Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18904 E. 2013/17247 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18904
KARAR NO : 2013/17247
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/9-2012/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların işyerinde kolluk kuvvetlerince yapılan aramada, müvekkili şirketçe yazılımı gerçekleştirilen, lisans hakkı müvekkiline ait olup TPE nezdinde adına tescilli bulunan “NET CAD” isimli eser vasfındaki bilgisayar programının, 06.05.2010 tarihinde yapılan tespit ile davalılara ait işyerinde kullanılmakta olan bilgisayarlara izinsiz ve lisansız olarak yüklenilmiş olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK’in 68. maddesi uyarınca 10.000,00 TL’nin haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 10.01.2012 tarihinde talebini 135.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu işyerinin müvekkillerinden Laskar Enerji Üretim Pazarlarma A.Ş’ye ait olup diğer müvekkilleri … ve …’nın husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirketçe dava konusu programın 28.04.2008 tarihli ve 5.336,00 TL bedelli fatura ile davacı şirketten satın alındığını, ancak davacı şirketin ihmali nedeniyle programın kurulumunun telefondan alınan direktiflerle gerçekleştirilerek faaliyete geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, 5846 sayılı yasanın 66/2 maddesi hükmüne göre; tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilceğinden husumet itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 5846 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince 135.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihi olan 07.05.2010 tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.202,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68. maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyorum. 02.10.2013