YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2531
KARAR NO : 2013/19864
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2011 tarih ve 2005/562-2011/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü hazır bulunan davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yıllardan beri tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafından TPE nezdinde tescil ettirilen ve üretilen kumaş deseni tasarımlarının bir kısmının Osmanlı dokuma sanatının örnekleri olduğunu, anonim desenlerin herkes tarafından kullanılması gerektiğini ileri sürerek, dava konusu tasarım tescillerinin iptalini ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, terkini talep edilen müvekkilinin tasarımlarının yeni ve özgün olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı adına tescilli dava konusu tasarımların, Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli dönemlerinde dokunmuş, halen müze ve özel koleksiyonlarda sergilenen, pek çok yayında adı geçen desenler olduğu, desenlerin varyasyonlarındaki, kıvrım dalın eğimini düzeltmek, lale yaprağının rengini değiştirmek gibi küçük değişikliklerin, orijinal desene çağrışım yapılmasını engellemeyip, orijinal desenin etkisini azaltmaya, özgünleştirmeye yetmediği, davaya konu tasarımların, … ve kumaş örneklerinden alındığı, 554 sayılı KHK’nin 5. maddesi uyarınca yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığı, diğer bir deyişle anonim-klasik örneklere benzer (imitasyon) ürünler olarak değerlendirileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca davalı adına tescilli tasarımlarının iptali ile sicilden terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde davalının 1065/1, 2, 7406/3, 5, 9, 12, 3186/2, 3, 5, 7, 9, 13, 15, 17, 21, 3075/7, 12, 16, 18, 19 numaralı çoklu kumaş deseni tasarımlarının hükümsüzlüğü istendiği halde, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarının hiçbirisinde, anılan dava konusu tasarımlardan hangilerinin değerlendirildiği hususları teker teker belirtilmemiş, yenilik koşulunun değerlendirmesinde esas alınan tasarımlar konusunda dosyaya hiçbir desen örneği sunulmamış, raporların tamamında genel bilgi ve soyut ifadelerle, dayanakları belirtilmeksizin görüş açıklanmıştır. Oysa, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesinde kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen delillerin yanında bilirkişilerin de özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak araştırma ve değerlendirme yapmaları mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda mahkemece alınan bilirkişi raporlarının 554 sayılı KHK. hükümlerine uygun ve denetime elverişli olduğundan söz edilemez.
Bu itibarla mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davalıya ait dava konusu çoklu tasarımların tek tek numaralarının belirtilmesi ve her bir tasarımın daha önceden kamuya sunulmuş hangi tasarıma benzediği konusunda, desen örneklerinin de gösterilmesi suretiyle yenilik incelemesi yaptırılması ve bu şekilde hükmü izlemeye ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca TPE’ce dosyaya sunulan yazılarda, dava konusu çoklu tasarımlardan 3075 ve 3186 sayılı olanların yenilenmediğinden, 554 sayılı KHK’nın 36. maddesi uyarınca tasarım hakkının sona erdiği bildirilmiştir. Dava tarihi itibariyle hükümsüz bulunan bu tasarımlar hakkındaki davanın konusuz kalacağı tabiidir. Dava açılmasında hukuki yararın olup olmadığı ise dava şartıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, dava tarihi itibariyle hükümsüz kalan davalı tasarımları hakkında iptal kararı verilmesi de doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabul şekline göre de, davacı vekilince sunulan 19.01.2007 tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu 3075 sayılı çoklu tasarımın TPE’ce bildirilen numaralarının, dava dilekçesinde iptali talep edilen numaralarından farklı olduğunun anlaşıldığı, buna göre 7, 12, 16, 18 ve 19 numaralarının yerine sırasıyla 8, 9, 17, 19 ve 20 numaralı tasarımların iptalini istedikleri bildirilmiş ve dava dilekçesi bu şekilde ıslah edilmiştir. Mahkemece buna rağmen 3075 sayılı çoklu tasarımın dava dilekçesinde belirtilen 7, 12, 16, 18 ve 19 numaralı tasarımlarının iptaline karar verilmesi dahi doğru olmamış, hükmün kabul şekline göre bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.