Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/2932 E. 2013/19677 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2932
KARAR NO : 2013/19677
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2011 tarih ve 2009/377-2011/515 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan … vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket adına gelen veya gönderilen eşyaların tüm gümrük işlemlerini gümrük müşaviri gerçek kişi davalı ile diğer davalının yaptığını, kendilerine vekaletnameler verildiğini, bu kapsamda gümrük işlemlerini sonuçlandırdıklarını, ücret aldıklarını, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında özellikle ‘kıymet bildirim formlarında’ alıcı ile satıcı arasında ilişki bulunması ile ilgili soruya alıcı ve satıcı firmanın ortaklarının aynı olması dolayısıyla ‘Evet’ cevabı verilmesi gerekirken ve bu durum hem alıcı firmaya hem de satıcı firmaya gümrük hizmeti veren davalılarca biliniyorken gerçeğe aykırı beyanda bulunmaları sonucu müvekkili aleyhine idarece 228 adet ceza kararı verildiğini, müvekkilinin bu cezayı ödemeleri konusunda davalılara ihtar keşide ettiğini, ödememeleri sonrasında indirimli olarak müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ileri sürerek, 61.279.50 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ve diğer davalı şirkete verilen davacı ile satıcı firmaya ait vekaletnamelerden satıcı firma ile davacı firma ortaklarının aynı olduğunu anlaşılmadığını, davacı tarafından müvekkiline bu yönde bilgi verilmediğini, kaldı ki, 3 yıllık süreçte 225 adet ithalat işleminde iddia edilen cezaya mesnet işlemlere ilişkin kıymet bildirim formlarının davacıya verildiğini, müvekkiline bu yönde bildirim yapmayan davacının da kusurunun olduğunu, davacının bu cezalara karşı kanun yollarını tükettiğini ispatlaması gerektiğini, ayrıca önceden müvekkiline ihtarat yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların davacının ithal ettiği emtianın gümrük işlemlerini yerine getirdikleri, kendilerinin vekil olarak atandıkları, bu işlemleri yerine getirirken davalılardan …’un düzenlemiş olduğu ithal emtiaya ilişkin gümrük kıymet bildiriminde Gümrük Yönetmeliğinin 37/1-4 maddesi kapsamında alıcı ve satıcı arasında ilişki bulunup bulunmadığı yönündeki soruya hayır cevabı verdiği, bu nedenle davacı aleyhine idarece ceza tahakkuk ettirildiği, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, vekilin BK’nın 321, maddesi uyarınca tüm işlemlerini özen ve ihtimamla yerine getirmesinin zorunlu olduğu, davalı tarafın bu yükümlülüğe uygun şekilde alıcı ve satıcı arasında ilişki olup olmadığı yönünde gerekli araştırmayı yaparak gerçeği tespit ettikten sonra kıymet bildirim formunu düzenlemesi gerektiği, uyuşmazlığa konu cezanın gerçeğe aykırı beyandan dolayı tahakkuk ettirildiği, ortaklık ilişkisinin sabit bulunduğu, sadece kendisine bildirilen belgelerle davalı tarafın sorumluluğunun sınırlandırılmayacağı, gerekli araştırmayı yapmış olsaydı bu cezanın tahakkuk etmeyeceği, mükerrer kesilen 148 ve 149 numaralı beyannameler için kesilen cezadan davacının sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.994.50 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, gümrük hizmet sözleşmesi kapsamında ödenen cezanın rucuan tahsili istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ceza ödemesine mesnet gümrük beyannameleri dosyada mevcut olan ve olmayan olarak ikiye ayrılarak incelenmiştir. Davalı … vekili, davacının ceza ödediği 2008 yılı Mart ayına ilişkin gümrük hizmetlerinin müvekkili tarafından verilmediğini savunmuştur. Alınan ek raporda da bu yön üzerinde durulmamıştır. Bu durum karşısında, davalı … vekilinin 2008 yılı Mart ayına ilişkin ceza ödemesine mesnet gümrük hizmetlerinin kendisi tarafından verilmediği itirazları üzerinde durulup, gerektiğinde bu cezalara mesnet gümrük giriş beyannamelerinin akıbetlerinin araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’dan iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.