YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/305
KARAR NO : 2013/1927
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/485-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar …’da yaşadığını, biriktirdiği parasını istediğinde parasının tamamını geri çekebileceği vaadiyle kar payı dağıttıklarını bildiren davalı … ve alt şirketi davalı … İnşaat Tarım Ürünleri A.Ş’ye kaşesiz, mühürsüz ve imzasız adi belge niteliğindeki makbuz, kupon ve hisse durum belgeleri karşılığında verdiğini, sözde şirket ortağı olmasına rağmen … anlamında ortaklık vasfı, yetki ve haklarına sahip olmadığını, şirket ortaklık pay defterlerinde de ad ve paylarının görünmediğini, parasının iadesini talep ettiğinde ödenmediğini ve iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek, 14760 Euro’nun davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile davalı şirketler arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, ortak olması nedeniyle davadaki talepleri bakımından …’nın 329. maddesinin hukuki engel oluşturduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, …. 329. ve 405. maddesine göre, anonim şirketlere ortak olanların şirketten hisselerini geri isteyemeyecekleri, ancak şirketin tasfiye anında hisseleri mukabilince alacaklarını alabilecekleri, ortağın şirketin kar ettiğinde kardan yararlanması gibi zarar ettiğinde de zarara katlanması gerektiği, ortakların değişik gerekçelerle koydukları sermayeyi aldıklarında şirketlerin varlıklarının ciddi anlamda tehlikeye düşeceği ve bu durumun kamu yararı ile ilgili olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu, davalı şirketlere ait pay defterlerini incelemiş, davacı …’in pay defterinde kayıtlı olduğunu, devir aldığı hisse senetlerinin davalı şirketin çıkarmış olduğu hamiline yazılı hisse senetlerinden olduğunu, davacının, elindeki ortaklık durum belgesine ve pay defterindeki kayda göre bu hisse senetlerini doğrudan davalı şirketlerden elde etmeyip hamiline kayıtlı olan başka şahıslardan devren iktisap ettiğini, şirketin kâr dağıtımı yapmadığını bildirmiştir.
Ancak, davacı ortaklık durum belgesinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketlere ortaklığının gerçekleşmediğini sonradan anladığını bildirerek davalı şirketlere ödenen paranın istirdadını talep ettiğine göre mahkemece, pay defterindeki kaydın sahih olup olmadığının da üzerinde durulması gerekir. Dairemize intikal eden emsal dosyalardan bilindiği üzere … 1. Asliye Ceza Mahkemesi ve … …. Asliye Ceza Mahkemesi’de davalı şirketin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır. …. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında dava nihai olarak zamanaşımı ile ortadan kalkmış, 1. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Ayrıca, bu konularda SPK ve Meclis Araştırma Komisyon raporları, SPK duyuruları mevcuttur. Yine emsal dosyalardan bilindiği üzere davalı şirketin pay defterindeki ortaklara ilişkin kayıtlar bilgisayarda yazılmış olup deftere yapıştırılmıştır. 1997-98-99-00 yıllarındaki ticari defterlere göre sermaye hesabında sadece (30) ortak kayıtlıdır.
Somut olayda bilirkişi kurulunca, bu hususlar üzerinde ve davacı paylarının sermayede temsil edilip edilmediği, payların kimden intikal ettiği üzerinde yeterince durulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alınarak davacının, davalı şirketlere ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeden taraflar arasında bu konuda niza bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece, gerekirse ek rapor alınmak suretiyle bu husus açıklığa kavuşturulmalı, davacının ibraz ettiği belgeler, kuponlar tüm delillerle birlikte değerlendirilmeli, ortak olduğunun anlaşılması halinde …’nun 329 ve 405 nci maddeleri gereğince dava şimdiki gibi reddedilmeli, delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun …. maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmelidir. Açıklanan bu sebeplerle kararın mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.