Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/3845 E. 2013/19996 K. 08.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3845
KARAR NO : 2013/19996
KARAR TARİHİ : 08.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 tarih ve 2008/604-2011/668 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.11.2013 günü hazır bulunan davacı asil … ile davalı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirkette bulunan 8030 numaralı emanet hesabına muhtelif tarihlerde hisse senetleri tevdi ettiğini, davalının emanetinde olduğundan temettülerin şirketçe alındığını, emanetindeki hisse senetlerinin temettülerini tahsil ettiği tarihten itibaren ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 20.000 TL temettü alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan talebini ıslah dilekçesiyle 30.000 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, 26.12.1995 tarihi itibariyle davacıya ait Rabak, Koruma Tarım, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası hisselerinin bulunduğunu, Rabak ve Koruma Tarım Şirketleri’nin iflas etmesi nedeniyle hisselerin ekonomik değerinin kalmadığını, davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava tarihi itibariyle 7.926 adet Türkiye Sınai Kalkınma Bankası hissesi dışında başka menkul kıymet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet aktinden kaynaklandığı, davalının hisse senetleri alım satımı, temettü tahsilatlarını gerçekleştirmekle yükümlü olduğu, davacının hisse senedi teslim ettiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava, hisse senedi temettü alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının hisse senedi teslim ettiğine dair elinde belge olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dava dilekçesinde 26 adet hisse senedinin tevdii nedeniyle temettü alacağı talep edilmiş iken, 16.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle sadece Rabak, Koruma Tarım ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası hisse senetleri nedeniyle temettü alacağı talebinde bulunulmuş, anılan hisse senetleri yönünden ise davalı taraf bunların kendilerine tevdi edildiğini, Koruma ve Nominal Tarım hisselerinin şirketlerin iflas etmesi nedeniyle borsadan çıkarıldığını, halen ellerinde Türkiye Sınai Kalkınma Bankasına ait 7.926 adet hisse senedi bulunduğunu belirtmiş olmakla, davacının ıslah dilekçesindeki talepleri itibariyle ortada tevdi edilmemiş hisse senetlerinden bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemenin davacının hisse senedi teslim ettiğine dair elinde belge olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı yönündeki gerekçesi yerinde değil ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının bakiye temettü alacağının bulunmaması nedeniyle, sonucu itibariyle doğru olan karara yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, davacı taraf dava dilekçesinde 20.000 TL temettü alacağının tahsilini istemiş, 16.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle harcını yatırarak talebini 30.000 TL’ye yükseltmiş olmakla, 30.000 TL üzerinden davalı yararına vekalet ücreti verilmesi gerekirken, 20.000 TL üzerinden vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, reddedilen 30.000 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti 3.520 TL ise de, davalı taraf temyiz dilekçesinde 3.250 TL vekalet ücreti verilmesini talep ettiğinden, dava tarihinde yürürlükte olan HUMK 74 ve temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK 26. maddesi uyarınca talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden 3.250 TL vekalet ücretinin hüküm fıkrasına ilavesi suretiyle HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün vekalet ücretine ilişkin 3. fıkrasında geçen “ 2400 TL” ibaresinin çıkartılarak, yerine “3.250 TL” ibaresi yazılarak kararın bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.