YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5410
KARAR NO : 2013/5478
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2008/217-2012/… sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya servis ve taşımacılık hizmeti verdiğini, ancak davalının 6.541 TL tutarındaki taşıma ücretini ödemediği gibi, yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının kısa süreli öğrenci taşıma işi yaptığını, okullara yapılan taşıma ücretinin bir kısmının davacıya akaryakıt verilmesi suretiyle ödendiğini, bir kısmının ise davacı tarafından bizzat öğrencilerden tahsil edildiğini, SGK personeline verilen servis hizmetiyle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, davacıya borçlarının olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının SGK doktor ve personelinin taşınması işi nedeniyle taşıma ücreti alacağının davalı yanca ödenmediği gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, ….120 TL yönünden davalının itirazının iptaline,bu miktarın üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca bir kısım taşıma işinin davacıya yaptırıldığı uyuşmazlık konusu değildir.Öte yandan SGK personelinin servis taşımacılığının davacı tarafından yerine getirildiği de ihtilafsızdır. Uyuşmazlık bu son işin yapılmasında taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile SGK personelinin taşınması işinin davalı tarafından davacıya yaptırılıp yaptırılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Takibe dayanak faturada alacağın hangi taşıma işinden kaynaklandığı belirtilmediği gibi, takip talebinde ve dava dilekçesinde de bir izahat yapılmamıştır.Bilahare davacı vekili 22…..2009 tarihli dilekçesinde, takip ve dava konusu edilen toplam 6.480,00 TL alacağın ….364,00 TL’sinin okul servisi, ….120,00 TL’sinin ise SGK doktorlarının 52 gün süre ile SGK Hastanesi’ne taşınması hizmetinin bedeli olduğunu ileri sürmüş, davaya cevap vermeyen davalı ise gerek 22…..2009 tarihli dilekçesinde, gerekse bundan sonraki beyan ve dilekçelerinde, öğrenci taşıma ücretinin bir kısmının davacıya akaryakıt verilmesi suretiyle ödendiğini, bir kısmının ise davacı tarafından bizzat öğrencilerden tahsil edildiğini, SGK personeline verilen servis hizmetiyle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, bu işle ilgili olarak müvekkilinin sadece ilgili personeli davacıya yönlendirdiğini, taşıma işini üstlenmediğini savunmuştur. Mahkemece, dava dışı SGK personeli tarafından mahkemeye hitaben yazılan ve davacı tarafından dosyaya sunulan 27…..2010 tarihli belge içeriğine dayanılarak, anılan taşıma işi konusunda davacı ile davalı arasında sözleşme yapıldığı sonucuna ulaşılmış ise de, bu kabul az önce açıklanan nedenlerle dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira, hükme esas alınan fakat davalının imzasını taşımayan yazılı beyan, belgede ismi geçenlerin davacıdan taşıma hizmeti aldığını gösterir ise de bu hizmetin davalının talimatıyla yerine getirildiğini kabule tek başına yeterli değildir. Bu itibarla, salt bu belgeye dayanılarak SGK personelinin taşınması hususunda davacı ile davalı arasında sözleşme bulunduğunun kabulü doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.