Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5574 E. 2013/5203 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5574
KARAR NO : 2013/5203
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….05.2011 tarih ve 2010/113-2011/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili … markalarının tanınmış bir marka olduğunu, itiraz edilen davalıya ait “ … …” markasının müvekkiline ait … …, … … … , … … Dünya Burada, … …, … …, … …, …. …, … … ibareli markalarla iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğunu, davalının “ … …” ibareli marka başvurusunun kötü niyet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, itiraz edilen “ … …” markasında yer alan tüm mal ve hizmetlerin müvekkilinin tescilli ve tanınmış … ve “ … …” markalarında aynen yer aldığını, söz konusu markanın, telaffuz ve biçim yönünden aynı algılamayı sağlayacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek Türk Patent Enstitüsü …’nın 24.03.2010 tarih ve 2010-M-1115 sayılı kararının iptalini, davalı adına tesciline karar verilen 2008/53324 numaralı “ … …” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın iki aylık süre içinde açılmadığını, müvekkilinin ikametgâhı olan … mahkemelerinde dava açılması gerektiğinden davanın yetki yönünden de reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin varlık gösterdiği tüm sektörlerde … ana markası ile tanındığını, davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği müvekkili adına tescilli “ … …” markası ile davacı adına tescilli “ … …” ibareli marka arasında görsel, işitsel, anlam ve telaffuz şekilleri itibariyle benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu … … ibareli 2008/53324 kod nolu markanın 18, 24, 25 ve 35. sınıfta yer alan emtialar yönünden tescilli olduğunu, davacıya ait markalarda temel ibarenin markada ayırt edici vasfı olan … ibaresi olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu 2008-53324 sayılı “ … …” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b, 8/4, 35 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, dava konusu 24.03.2010 tarih ve 2010-M-1115 sayılı … kararının iptali koşullarının oluşmadığını bildiren bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya yeterli nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.