YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5995
KARAR NO : 2013/6092
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….01.2012 tarih ve 2011/220-2012/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2003/12795 sayılı “…” ibareli markasını, tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı bakımından son beş yıldır kullanmadığını, davalının anılan markasının hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiğini, davalının bu markayı gerekçe göstererek müvekklinin markasının hükümsüzlüğü için dava açtığını ileri sürerek davalı markasının 556 Sayılı KHK’nın 42/1 (c) maddesi ve 14. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu davayı açmada hukuki yararı olmadığını, zira davacının markasının tescil kapsamının, hükümsüzlüğü istenen müvekkili markasının tescil kapsamından farklı olduğunu, müvekkilinin markasını etkin ve ciddi bir biçimde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hükümsüzlüğü istenen markasına dayalı olarak davacı aleyhine hükümsüzlük davası açtığından davacının, davaya konu markanın varlığından zarar gören kişi olduğu ve aktif dava ehliyetine sahip olduğu, davalının dava konusu markayı son beş yıllık dönem içerisinde ciddi ve etkin şekilde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.