YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6157
KARAR NO : 2013/10232
KARAR TARİHİ : 17.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2009/41-2011/831 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait olan İdealkent Konut Projesinden konut satın alacak hak sahiplerine konut kredisi kullandırılması hususunda müvekkili belediye ile davalı banka arasında protokol imzalandığını, bu protokol ile konut kredisi kullanacak kişilerden virman talimatı alınarak, müvekkilinin vadesiz hesabına geçirilmesi ve kredinin bu hesaptan müvekkiline kullandırılmasının hüküm altına alındığını, ancak davalı tarafından protokole aykırı olarak müvekkiline ödenmesi gereken pay oranlarından bir kısmının kesildiğini, kredi başvurusunda bulunanlardan peşinat alındığını ancak aradan bir süre geçmesine rağmen protokoldeki ödeme sürelerini başvuru tarihinden değil kredi talebinin kabulünden sonra başlatılarak müvekkili belediyenin 898.183,05 TL gelir kaybına sebebiyet verildiğini, bu miktarın ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 898.183,05 TL’nin ilk ödeme tarihi olan 28.04.2008 tarihinden başlayıp en son ödeme tarihi olan 05.09.2008 tarihi itibariyle işletilecek en yüksek banka ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, projenin devamı sırasında davacı tarafından projede revizyona gidilerek toplam konut sayısının 1.120’den 500’e düşürüldüğünü, projenin 15 ay yerine 10’da bitirileceğinin belirtilerek hak ediş ödemelerinin protokolde belirtilen sürelerden önce yapılması konusunda müvekkilinden talepte bulunulduğunu, erken ödeme nedeniyle müvekkili bankanın uğrayacağı zararın karşılanacağının kabul edilmesi üzerine talep edilen tutarların davacının kullanımına serbest bırakıldığını ve müvekkilinin kayıplarının davacının yazılı talimatı doğrultusunda davacının hesaplarından tahsil edildiğini, protokole aykırı olarak ve davacıdan talimat alınmaksızın davacı hesabından herhangi bir kesintinin yapılmadığını, dava konusu miktarın müvekkili bankanın uğradığı zarar miktarı olduğunu, buna ilişkin hesap ekstresinin davacı belediyeye verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı bankanın protokoldeki ödeme sürelerini peşinat aldığı kredi müşterileri yönünden peşinatın ödendiği tarihten itibaren değil de, kredi taleplerinin onaylandığı tarihlerden başlatması nedeniyle elde edipte davacı belediyenin hesaplarına yansıtmadığı, dolayısıyla davalı banka tarafından davacı belediyeye iade edilmesi gereken bir bedel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.