Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/6452 E. 2013/6818 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6452
KARAR NO : 2013/6818
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ….09.2011 tarih ve 2006/511-2011/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalının dava dışı … Tuğla Mad. Yapı Mad. İnş. Tic. Ltd. Şti’nin %50’şer hisseye sahip ortakları olduklarını, davalının anasözleşme ile atanan müdür iken 28.06.2006 tarihli ortaklar kurul kararı ile müvekkilinin müdür, davalının ise müdür yardımcılığı görevine getirildiğini, şirketi borçlandırıcı işlemler, kambiyo senedi tanzimi, kefalet gibi işlemler çift imza gerektirmesine rağmen davalının şahsi borcundan dolayı 250.000,00 TL’lik senet düzenleyip şirketi de kefil gösterdiğini, bu borçtan dolayı şirket aleyhine icra takibi yapılıp şirketin gayrimenkulüne haciz konulduğunu, bu takipte şirket adresinin ticaret sicil adresinden farklı gösterilip takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinin usulsüz tebligat ve menfi tespit istemleri ile mahkemeye başvurmak istediğini ancak davalının bunu engellediğini, davalının kanuna aykırı ve hileli işlemlerle şirketin mal varlığını sattırma gayreti içinde bulunduğunu ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalının şirketi temsil ve idare yetkilerinin kaldırılmasını talep etmiş, birleşen davada da ortaklar arasında ihtilaf bulunduğundan şirket adına davalara katılmak ve dava açmak için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketi borçlandırmaya yetkili müdür olduğunu, takibe konu borcun şirketin yatırım ve finansman giderlerini karşılamak için davacı ile birlikte müvekkilinin komşusu … …’tan alındığını, karşı taraf şahsi güvence istediği için müvekkilinin borçlu gözüktüğünü, davacının şirket fabrikasındaki tüm üretim araçlarını götürdüğünü savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketin kuruluşunda anasözleşme ile müdür atanmış iken davacının şirkete ortak alındığı, 28.06.2006 gün ve 2006/1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile bu kez şirket müdürlüğüne davacının, müdür yardımcılığına ise davalının getirildiği, bu kararın oybirliği ile alındığı, davalının müdürlük süresi dolmadan anasözleşme değişikliği yapılmadan ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevinden alınarak müdür yardımcılığı görevine getirildiği düşünülebilir ise de bu karar davalının da oyu ile alınmış olduğundan anasözleşmeyi tadile elverişli olduğu
ve anasözleşme tadilinin yöntemince yapılmamasının alınan bu ortaklar kurulu kararının geçersizliğini gerektirmeyeceği, 28.06.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalının tek başına şirketi temsilen kambiyo senedi düzenleme yetkisi olmadığı halde takibe konu senet ile şirketi borçlandırdığı, tanzim edilen bonoda şirketin tebligat adresinin de ticaret sicildeki adresinden farklı gösterildiği, takip dosyasında yapılan tebligatların usulsüzlüğünün icra mahkemesince kabul edildiği, davalı taraf şirkete finansman sağlamak için şirket adına ödünç alındığı, ancak kişisel güvence verilmek için bononun şahsen borçlu sıfatı ile imzalandığını savunmuş ise de buna ilişkin bir delil ibraz edilmediği, davalının sayılan eylemlerinin …’nun 161. maddesinde öngörülen ağır ihmal halini oluşturduğu, bu itibarla asıl davanın kabulü gerektiği, birleşen davada açılan bir dava ile ilgili ve sınırlı olarak değil ortaklar arasında çıkan ihtilaf sebebiyle şirket adına davalara katılmak ve dava açmak için kayyım atanması talep edildiği, kayyıma verilecek yetkilerin sınırlı bir yönetim yetkisi bulunması nedeniyle …’nun 540 maddesi de gözetildiğinde talebin yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, … Tuğla Madencilik Yapı Maddeleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait davalının idare ve temsil salahiyetlerinin …’nun 543. maddesi delaletiyle 162. maddesi gereğince kaldırılmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının anasözleşme ile atanan müdür olması nedeniyle müdürlük görevine ortaklar kurulu kararı ile son verilemez ise de 28.06.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kefalet halinde şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerektiği halde davalının tek imza ile şirketi kefil yapmış olmasına ve şirketin bu kefaleti nedeniyle en önemli taşınmazının haczedilmesinden dolayı …’nun 543. maddesi yollamasıyla …’nun 161. maddesi gereğince mahkemece azil koşullarının gerçekleşmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.