YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6882
KARAR NO : 2013/6890
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ….11.2011 tarih ve 2011/223-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %… oranı üzerinde şirket hisselerini ellerinde bulundurmaları nedeniyle azınlık haklarına sahip oldukları, davalı şirketin 2008 ve 2009 yılı olağan genel kurul toplantılarından özel denetçi tayini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, bilanço ve gelir tablolarının yönetmelik ve tebliğlere uygun olmadığını, 2007-2008 yılı karşılaştırmalı mali tabloları ile 2008-2009 yılı karşılaştırmalı mali tablolarının uyumsuz olduğunu, 31…2008 tarihli nizam ile ….401.000,00 TL alacaklı iken 2008 yılı bilanço gelir ve gider tablosundan alacağın 224.472,00 TL’ye düştüğünü, toplam ….335.000,00 TL alacağın şirketin yönetim kurulu üyelerinin sahibi olduğu Aspen Yapı ve Zemin Sistemleri’nden olan alacak olup tablolardan alacağın bu şirketten nasıl tahsil edileceğinin görülemediğini, ham madde stok miktarında nedeni anlaşılamayan artış olduğunu, 2009 yılına devreden KDV tutarının satışlar düşük olduğu halde yüksek olduğunu, bunun da kayıt dışı satışların yüksek olduğunu gösterdiğini, fiili stok sayımlarının tüm ortaklara ibraz edilmediğini, şirketin sahip olduğu binaların değerlerinde artış meydana geldiğini, leasing ile alım tutarının arttığını, kısa vadeli borçların artış gösterdiğini, satıcılara ve ortaklara olan borçların düştüğünü, borçlanmaların nedeninin tablolardan anlaşılamadığını, şirketin genel yönetim giderleri ve finansman giderlerinin mali tablolardan anlaşılamadığını, şirketin işlemlerinde bazı usulsüzlükler olduğunu, buna rağmen özel denetçi tayini taleplerinin yerinde görülmediğini ileri sürerek 2008 ve 2009 yılları için davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların davalı şirkete hiçbir kaynak aktarımı yapmadıklarını, hakim ortağı oldukları bir başka şirketin aldığı malzemelerin bedelini ödemediklerini, şirkete verdikleri borçları şirketin en dar zamanında geri istediklerini, bilanço ve buna bağlı maddelerin görüşülmesinin bir ay ertelendiğini, ancak buna rağmen bilançoları incelemediklerini, bilanço ve mali tabloların hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, leasing
ile alınan malların alımına ilişkin sözleşmelerde davacıların dahi imzalarının olduğunu, şirketin faaliyetleri sonucunda, alacak ve borçlar ile stok miktarında farklılar olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31/…/2008 tarihli mizan ile bilanço tablolarının kıyaslanmasının doğru olmayacağı, geçen süre içinde şirketin ticari faaliyetine devam etmesi nedeniyle borçlarını tahsil edebileceği, şirketin satışlarının yıllar içinde yükseldiği, bu nedenle şirketin stoklarını yükseltmesinin de olağan olduğu, buna göre KDV’de de yükselmenin meydana geleceği, şirketin bina ve arazi değerlerinin bilançoda gösterildiği, leasing ile alım sözleşmelerinde şirket yetkilisi olarak davacılarında imzalarının olduğu, şirket kısa vadeli borçlarındaki azalmanın ödemeden kaynaklandığı, şirket ortaklarına olan borçların da ödendiği, böylece şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın özel denetçi tayini gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve esas sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi, şirketin işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığı, şirket yönetiminde yasa ve ana sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6263 sayılı …’nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine ilişkin koşulların oluştuğu, dosyada mevcut delil durumuna göre anlaşılmıştır. Bu durumda davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmeyip, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.