YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7182
KARAR NO : 2013/6699
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ….2011 tarih ve 2010/402-2011/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davalı ile dava dışı Karkas İletişim Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, davalının bu sözleşmelerin teminatı olmak üzere iki ayrı taşınmazında davacı lehine ipotek tesis ettiğini, ipotek resmi senetlerinde ayrıca davalının ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere borcun tamamı için kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 500.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında, davaya konu müddeabih Girişim Varlık Yönetimi A.Ş. tarafından temlik alınmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olarak tesis edilmesi nedeniyle herhangi bir kefaletin söz konusu olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ipotek akit tablosunun 5. maddesinin ipotek verme iradesini aşan BK’nın 484. maddesine aykırı ve genel uygulamaya ters düşen bir şekilde yorumu ile aynı zamanda bir kefalet sözleşmesi olarak kabul edilerek, davalının 500.000 TL ipotek bedelinin … katı oranında 1.000.000 TL borçtan sorumlu olduğuna ilişkin davacı iddiasının hukuken korunmaya değer bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Karkas İletişim Sistemleri Ltd. Şti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek kapsamında, davalının kefil sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve taahhüt ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı borçlu tarafından davacı banka lehine verilen ipotekler ile borcun tamamı kadar ve ipotek limiti ile sınırlı olarak, kefil sıfatı ile de sorumluluk altına girdiği dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Karar gerekçesinde de vurgulandığı üzere, 818 sayılı BK’nın 484. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirli olması zorunludur. Kefilin sorumluluğu, kefalet limitindeki miktar ile temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, İpotek resmi senedinde yer alan bu kefalet akdi de BK’nın 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir. Bu nedenle borçlunun hem ipotek veren üçüncü kişi, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.