YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7391
KARAR NO : 2013/6694
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2011/83-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin…Çocuklar Evi + şekil” ve “Minik Dahi + Şekil” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalının ise “Sevimli Minik Dahiler” ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini, taraf markalarının benzer olup aralarında iltibas ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait markanın benzer olmadıklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait markaların daha önce tescil edildiği ve markaların benzer olup aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Ancak, mahkemece davaya konu marka ile davacıya ait markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında, benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalı markasının tescilli olduğu 43. sınıfa ait bir kısım hizmetlerin davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklılık arzettiği göz önüne alınmaksızın, davanın tümden kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.