YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7514
KARAR NO : 2013/7343
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2011 tarih ve 2011/674-2011/869 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … A.Ş.’nin … Şubesine 18…1999 tarihinde 6.473,44 TL parasını %83 faizle 14.01.2000 vade tarihli olacak şekilde yatırdığını, 22…2009 tarihinde … A.Ş. yönetimine … tarafından el konularak yönetimin …’ye devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın … A.Ş. yönetimi tarafından dava dışı … … … Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığı ve müvekkili iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının bu şekilde toplanan paranın hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, … … Bank Ltd. adlı banka hesabına aktırılmış bulunan … mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik 6.473,44 TL mevduat alacağının paranın bankaya yattığı tarih olan 18…1999 tarihinden vade sonu olan 14.01.2000 tarihine kadar yıllık %83 akdi faiz, vade sonu olan 14.01.2000 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un …. maddesi gereğince yıllık %83 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı banka ile … bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamnaşımına uğradığını, hakdüşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mevduat hesabının davalı … A.Ş. (devrolunan …) nezdinde açılmayıp başka bir tüzel kişilik olan … … … Bank LTD nezdinde açılmış olması bir yana fona devredilen … A.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler ile ilgili hukuki anlaşmazlıklarda sorumluluğun fona ait olması sebebiyle davalı …’ın davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı …Ş.’nin külli halefi olduğu … A.Ş. … Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak … … … Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … A.Ş. (devrolunan …)’nin … … … Bank LTD’den farklı bir tüzel kişilik olduğu ve fona devredilen … A.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler sebebiyle sorumluluğun fona ait olduğundan bahisle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının davalı bankanın haksız eylemi nedeniyle BK’nın 41. maddesine dayalı olarak dava açtığı, … A.Ş. nezdinde açmış olduğu hesapta bulunan paranın yine, bu banka çalışanlarının yönlendirmeleri ile … … … Bank LTD hesabına aktarıldığını, iradesinin fesada uğratılarak haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldığını iddia ettiği anlaşılmakla, davacının bu iddiaları kapsamında değerlendirme yapılmaksızın ve davalı bankanın … Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu ve Dairemize intikal eden emsal dosyalarda da dava dışı …’nin yapılan sözleşmeler kapsamında borcu üstlenen sıfatıyla davalarda yer aldığı gözetilmeksizin davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.