Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7590 E. 2014/2052 K. 07.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7590
KARAR NO : 2014/2052
KARAR TARİHİ : 07.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/02/2012 tarih ve 2006/14-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı … ile 1998 yılında davalılarca … anasözleşmesine aykırı biçimde hizmet sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin bankaca feshinden sonra …tarafından … 5. İş Mahkemesi’nde söz konusu sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın banka aleyhine sonuçlanması üzerine başlatılan icra takibi neticesi 31.05.2004 tarihinde 268.166,62.TL ve 13.l0.2005 tarihinde 1.173,80.TL olmak üzere toplam 269.340,42 TL ödenmek zorunda kalındığını, 3 yıl süreli ve cezai şart içeren sözleşmeyi imzalayan bankanın eski genel müdür ve yönetim kurulu üyesi davalı …’in bu sözleşmenin banka kayıtlarına intikal ettirilmesi ve personel dosyasına konulması görevini yerine getirmediğini, ayrıca sözleşme hakkında yönetim kurulu üyelerine bilgi verilmediğini, genel müdür ve yönetim kurulu üyelerine münferiden personel alımı ve sözleşme yapılması konusunda yetki verilmediğini, banka anasözleşmesine göre personel sözleşmelerini yapma yetkisinin yönetim kurulunda bulunduğunu, davalı … gerekli özeni göstermediğinden TTK’nın 320. ve 336/5. maddeleri uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğunu, …ile yapılan sözleşmede imzası bulunan ve hizmet akdinin feshini onaylayan yönetim kurulu kararında imzası bulunan banka eski yönetim kurulu üyesi davalı …’nun da yönetim kuruluna bilgi vermediğini, BK’nın 38,39, 321 ve 528. maddeleri uyarınca yetkisiz temsilde bulunduğunu, söz konusu iş akdini onaylayan yönetim kurulu kararında da imzası bulunması nedeniyle TTK’nın 320. ve 336/5. maddeleri uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …,…’ın atamasının yönetim kurulundan geçirildiğini, böyle bir atamanın yönetim kurulu bilgisi dışında yapılmasının mümkün olmadığını,…’ın … genel müdür yardımcılığından transfer edildiğini, sözleşmedeki koşulların da buna göre düzenlendiğini, bu sözleşmeden yönetim kurulunun haberdar olduğunu ve sözleşmenin ilgilinin dosyasına konulduğunu, fesih tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin diğer yönetim kurulu üyesi ve genel müdür … ile birlikte sahip oldukları yetki çerçevesinde anılan kişi ile sözleşme imzalayıp yönetim kurulunun onayına sunduklarını, sözleşme ve içeriğinin yönetim kurulunca bilindiğini, fesih kararının da yönetim kurulunca alındığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı…’ın banka genel müdür yardımcılığı görevine alınması sırasında davalı …’in banka genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi, …’nun da bankanın yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları ve personel alımına yetkili oldukları, dava dışı şahsın göreve alınmasının hemen sonrasında yönetim kurulunun onayına sunulduğu,…’nın yeterli tecrübe ve birikime sahip olmadığı yönünde davacının bir iddiası ve delili bulunmaması nedeniyle bu kişi ile sözleşme yapılarak sözkonusu göreve alınmasında bir kusurun ve dolayısıyla davalıların bir sorumluluğunun bulunmadığı, bankanın cezai şart ödemesi nedeniyle uğradığı zararın anılan kişinin banka genel müdür yardımcılığı görevine alınmasından değil, sözleşmenin 3 yıl süreli olması ve süresinden önce feshi halinde cezai şart ödeneceğinin sözleşmede yazılı olmasına rağmen süresinden önce feshedilmesinden kaynaklandığı, davalıların anılan kişi ile sözleşme imzalamaları ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, davalı … fesih tarihinden önce görevinden istifa edip fesih kararında imzası bulunmadığından hakkındaki davanın haksız olduğu, diğer davalı …’nun ise sözleşmenin fesih tarihinde yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği, dava dışı …sözleşmesini bizzat imzalayan kişi olarak sözleşmedeki cezai şarttan haberdar olduğundan …sözleşmesinin feshine ilişkin yönetim kurulu kararını herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan imzalayarak bankayı zarara uğrattığının kabulü gerektiği, ayrıca bankanın genel müdür yardımcılığı gibi önemli bir görevi atanan ve 1 yılı aşkın süre görev yapıp maaş alan …sözleşmesi içeriğini diğer yönetim kurulu üyelerinin bilmediklerini iddia etmenin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddine, … aleyhindeki davanın kabulüne, banka zararı olan 269.340,42 TL’nin 268.166,62 TL’si için 3l.05.2004 tarihinden,1.173,80 TL’si için l3.l0.2005 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı banka genel müdür yardımcısı…’ın sözleşmesinin süresinden önce haksız feshedildiği hususunun İş Mahkemesi ilamı ile kesinleşmiş bulunmasına ve mümeyyiz davalının da aralarında bulunduğu YK’nun anılan genel müdür yardımcısının sözleşmesinin haksız feshedilmesi nedeniyle şirket yönünden zarar doğmasına ve davalının da bu zararda kusuru bulunmadığını 6762 sayılı TTK’nın 338. maddesi uyarınca kanıtlayamamış olmasına göre davacı vekilinin ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14.400,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 07/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.