YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7602
KARAR NO : 2013/22318
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2012 tarih ve 2009/34-2012/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. … ile davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özellikle gıda sektöründe lazer, kamera, flüorışıl, led ve x-ray teknolojilerini kullanarak, iyi ürünleri kötü ve yabancı maddelerden ayıklama işleminde kullanılan makineler üretip piyasaya sunduğunu, müvekkilinin sözkonusu buluş ve icatları için tüm Dünya’da ve Türkiye’de koruma altında olan birçok patent ve endüstriyel tasarımların sahibi olduğunu, özellikle kuru üzüm ve fındık sektöründe devrim yaratan ARGUS isimli makinenin de TTK’nun 57’nci maddesi anlamında müvekkilinin iş mahsulü ve en önemli tanıtım aracı bulunduğunu, davalı …’ın müvekkilinin eski çalışanı olduğunu, davalı şirketin de…’ın eşi tarafından kurulduğunu, Erkan’ın bu şirkette gerçekte gizli ortak olduğunu ve müvekkilinden öğrendiği tüm ticari sırları davalı şirkete taşıdığını, davalı şirketin böylece hiçbir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı halde müvekkilinin makinesiyle aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan EFESUS isimli makineyi üretmeye başladığını, bununla da yetinmeyerek müvekkillerinin müşterilerini kendilerine taşımaya çalıştıklarını ileri sürerek, davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının Türkiye’de tescilli hiçbir patentinin bulunmadığını, davacının makinesinde kullanılan tekniğin uzun yıllardır bilindiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, iltibas ve haksız rekabetin sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, davacının delilleri mahkemeden saklayarak haksız ve kötüniyetle aldığı ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek, davacı-karşı davalının fiilinin TTK’nun 57/1 ve 3’ncü maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, şimdilik müvekkili şirket için (5.000) TL maddi ve (50.000) TL manevi, müvekkili… için (5.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve meni, karşı dava ise haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK’nun 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında haksız rekabet olarak kabul edilen eylemler; “başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak” olarak belirtilmiştir.
Dairemizin 30.05.2002 tarih ve 2240/5406 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye’de kullanılması durumunda şayet, Türkiye’de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkası da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın haksız rekabet olduğunun kabulü gerekmektedir. Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Yine, Dairemizin 05.12.2012 tarih ve 2011/13441-2012/19913 E. K. sayılı ilamında da davaya konu makine üzerinde davacının üstün bir hakkının bulunmaması, fikri çaba ve emeğe dayanmaması, herkes tarafından üretilmesi yani harcı alem nitelikte olması durumunda haksız rekabetten söz edilemeyeceğine işaret olunmuştur.
Somut olayda, davacı taraf, patent hakkına dayanmadıklarını, ARGUS isimli makineleri bulunduğunu, davalının iltibas yaratarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olan EFESUS isimli makineyi ürettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış, davalı taraf ise ayıklama makinesinin ilk defa Elbison NV isimli firma tarafından üretildiği, makinenin harcı alem olduğunu, uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının ayıklama makinesinin iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı makinesindeki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespit ve menine, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu makinenin herkes tarafından üretilen, yani harcı alem bir makine olup olmadığı tartışılmadığı gibi, davacının bu makine üzerinde ne gibi üstün hakkı olduğu üzerinde de durulmamıştır.
Ayrıca, davalı … davacı şirketin çalışanı olmayıp, dava dışı SEKOM şirketinin personeli olmakla, eylemlerinin işbu davada haksız rekabet olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ARGUS isimli ayıklama makinesinin daha önceden başka firmalar tarafından uzun yıllardır üretilip üretilmediği, yani makinenin harcı alem olup olmadığı, davacının bu makineyi büyük emek ve para harcayarak tanıtıp tanıtmadığı, davalının da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu makineyi aynen kullanıp kullanmadığı ve iltibasa yol açılmaması için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususları üzerinde durularak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yaranına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti’ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti’ye iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.