Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7964 E. 2013/6976 K. 05.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7964
KARAR NO : 2013/6976
KARAR TARİHİ : 05.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/172-2011/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirketin unvanı ile ana sözleşmesinin amaç ve konu maddesinin, şirket unvan ve meşgalesinden özel dedektiflik hizmetleri çıkarılmadığı için tescil ve ilan edilmediğini, “özel dedektiflik” hizmetleri ibaresinin … hükümlerine aykırı ve tescili engelleyici bir ifade olmadığını ileri sürerek, Ticaret Sicil Memurluğu’na yaptıkları şirket ana sözleşmesi değişikliklerinin onaylanması ile tescil ve ilan edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yürürlükte bulunan ilgili mevzuat gereği özel güvenlik hizmetleri dışında ticari faaliyet olarak dedektiflik hizmeti verilmesine olanak sağlayacak yasal bir düzenleme bulunmadığını, yapılan işlemin …’nın 34. ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 28. maddesine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 6762 sayılı …’nın 503/…. maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi uyarınca limited şirketlerin kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceğinden özel dedektiflik hizmetlerinin yürütülmesi amacı ile limited şirket kurulabileceği, bu amaçla ticaret siciline tescil işlemlerinin gerçekleştirilebileceği, şirketin ticaret unvanında “özel dedektiflik hizmetleri” ifadesinin yer alabileceği, faaliyet konularına “özel dedektiflik hizmetleri”nin de dahil edilebileceği ve davacının ana sözleşme değişikliğine ilişkin kararlarının tescil ve ilanının mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket ana sözleşmesindeki değişikliklerinin onaylanması, tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Mahkemece, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (…)’nın 503/…. maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi hükmü uyarınca, limited şirketlerin kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
…’nın 271. maddesinde, anonim ortaklıkların mevzu ve maksadı düzenlenmiştir. Buna göre, yasa tarafından yasak edilmeyen her türlü ekonomik amaç ve konular, ortaklığın konusu olarak öngörülebilir. Bu kural, aynı zamanda, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun … ve 20. maddelerini doğrulayan özel bir düzenlemedir. Aksine bir konunun benimsenmesi, …’nın 274. maddesi uyarınca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın fesih davası açmasına neden olur (Eriş, Gönen; Ticari İşletme ve Şirketler, cilt …, …. baskı, s. 1639).
Dosyada bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün B.14.0.İTG.0…00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında, dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, ayrıca, …’nın 48. maddesi ile üçüncü şahıslarda yanlış kanaat meydana gelmesine mahal verecek mahiyette ilavelerin ticaret unvanında bulunamayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, davaya konu “dedektiflik hizmeti”nin kanunen yasak olup olmadığı tartışılmaksızın, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini taşıyan ticaret unvanlarının ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
…- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.