Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7999 E. 2013/10131 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7999
KARAR NO : 2013/10131
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2011/290-2011/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Niğde Pazarlama ve Dağıtım Baş Müdürlüğü Çiftlik İlçesi Toptan Satıcılık Sözleşmesinin iptali nedeniyle müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedildiği, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/446 E., 2002/273 K. sayılı kararının Yargıtay 19. HD. tarafından 06/11/2003 tarihli kararıyla onanmasından sonra 23/01/2004 tarihinde satıcıya toplam 52.763,40 TL ödendiği, tashihi karar başvurusu sonrasında verilen bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılama sonunda Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/11/2005 Tarih, 2005/20 E, 2005/744 K sayılı kararı ile 5.819,98 TL tazminata hükmedildiğini, davalıların eylemleri nedeniyle davacı şirketin 52.009,40 TL zarara uğradığını, bu zarara neden olan davacı şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhine işbu davayı açmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek, 52.009,40 TL idare zararının ödemenin yapıldığı 23/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların işlem tarihindeki hukuki durumları itibariyle eylemlerinin BK’nun 41. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda BK. 60. maddesindeki bir yıllık ve on yıllık azami zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekeceğinden, eylem tarihi 04/05/2000 olup dava tarihi olan 26/05/2010 tarihi itibariyle on yıllık azami zamanaşımı süresinin geçtiği
gerekçesiyle, davalılar vekilinin zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga TTK’nın 341. maddesine dayalı, yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davasıdır. Mülga TTK’nın 340. maddesi delaletiyle uyuşmazlıkta uygulanacak olan aynı Yasanın 309. maddesine göre; zamanaşımı zararın ve sorumlu olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 5 yıl olup, somut uyuşmazlıkta zararı doğuran fiil davalı Yönetim Kurulu üyelerinin 04/05/2000 tarihli haksız fesih kararı olduğuna göre, zararı doğuran fiilden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın açıklanan bu gerekçeyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın gerekçesi değiştirilerek HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.