YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8033
KARAR NO : 2013/7316
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2011 tarih ve 2009/812-2011/1063 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka ile kredi kartı sözleşmesi yaptığını, hakkında yapılan takip sonucu SGK’dan almış maaşına haciz konulduğunu, ancak SGK’dan almış olduğu maaşın haczinin kabil olmadığını ileri sürerek, ….000,00 TL’nin haciz tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen müvekkil bankaya borcu olduğunu, takas yapılmasını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı borçlunun SGK Balıkesir İl Müdürlüğü’nden almakta olduğu maaşına haciz konulduğu ve 22.11.2008 tarihinden itibaren davacının maaşından yapılan kesintilerin alacaklı tarafından tahsil edildiği, davacının emekli maaşından yapılan kesintinin icra mahkemesinin kararına istinaden davacıya iadesi gerektiği, davalı vekili tarafından süresi içinde BK 118. maddesi gereğince mahsup talebinde bulunulduğu ve icra müdürlüğü yazısı gereği davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşıldığı, davacının maaşından yapılan kesintinin davalının alacağına mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının maaşından yapılan kesinti toplamının ….062 TL olduğu ve bu ödemelerin icra dosyasındaki borcundan mahsup edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davacının SGK’dan aldığı maaşından yapılan kesintinin istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece kesinti yapılan miktarın tespiti ile davalının davacıdan olan alacağından mahsup edilmesine karar verilmiştir. Ancak mahsup savunmasının kabul edilmesi nedeniyle davacının davalıdan isteyebileceği bir alacağının kalmadığının sonucuna varıldığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi buna istinaden de davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.