Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/8429 E. 2013/7929 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8429
KARAR NO : 2013/7929
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 51. Asliye Ticaret (… …. Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2011/118-2012/… sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ablution emtiasının …’dan Sudan Limanı’na taşınması işinde acente olarak çalıştığı davalıya taşımaya ilişkin bedellerin gönderildiğini, yapılan havalenin 202.125 … Dolarlık bölümünün deniz taşımasına dair navlun ücreti olduğunu ancak davalının bu bedeli taşımayı gerçekleştirecek şirkete ödemediğini, müvekkilinin ikinci defa 230.000 … Dolar navlun ücreti ile ilk taşımadan 27.275 … Doları fazladan navlun ödemesi yaptığını, ilk gönderilen navlun bedelinin davalı tarafça iade edilmediğini ileri sürerek, toplam 230.450 … Dolarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete ….07.2008 tarihli ödeme belgesi ile navlunu ödediği, 2008 Ekim ayı içerisinde taşımanın gerçekleşmemesi üzerine davacının ….2008 tarihinde başka bir donatan ile anlaşarak taşımayı yaptırdığı sabit olup davanın açıldığı ….07.2010 tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, peşin ödenen navlun bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 197. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.
Somut olayda davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, ….04.2011 tarihli davaya cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davacı vekili ise, ….2011 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin zamanaşımı def’inin süresinde olmadığını belirterek itiraz etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.