Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/8442 E. 2013/10699 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8442
KARAR NO : 2013/10699
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2011/7-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/Karşı Davalı vekili, davalının müvekkiline ihtarname ile uyarıda bulunarak T5 kodlu aydınlatma ürününün kendilerine ait 02878 ve 01595 nolu tasarımları ihlal ettiğini, taklidi olduğunu belirttiklerini, oysa müvekkilinin ürününün karşı taraf ürünü ile karşılaştırıldığında, sıraladıkları pek çok detay farklılıklarını içerdiğini, benzer olmadıklarını, davalıya ait tescillerde seçenek özgürlüğü vermeyen bir tasarım bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin T5 kodlu yüksek tavan armatürü ürününün karşı tarafın tasarımları ile benzer olmadığının tespitini ve ayrıca her iki tescilinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/Karşı Davacı vekili, asıl davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının müvekkilinin tescilli ve yasal haklarının bilerek ihlal edildiğini, ürünlerinin TSE kriterlerine uygun ve kalite belgelerinin olduklarını, tasarımların usule uygun olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Öte yandan karşı davasında davalının ürünlerini ihlal ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına tescilli tasarıma tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir. 554 sayılı KHK’nın 5,6 ve 7. maddeleri uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Aynı KHK’nın 11. maddesi uyarınca da “bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.” Açıklanan madde hükmüne göre; tasarımların karşılaştırılması, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle birlikte kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan, yapılacak inceleme HUMK’un 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK 266 vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak, bilirkişi heyetinde marka ve patent vekili ile birlikte elektrik mühendisi görüşü alınmış ise de heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Oysa, az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarım uzmanınında bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK’nın 11. maddesi çerçevesinde uyuşmazlık konusu tasarımların teknik olarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra esasen tasarımların uygulandığı ürünlerin “bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattığı genel izlenimin esas alınarak gerçekleştirilecek bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken, asıl dava bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre de karşı davaya yönelik olarak davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı/karşı davacı yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.