Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/8794 E. 2013/7896 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8794
KARAR NO : 2013/7896
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2004 tarih ve 2002/779-2004/… sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete diğer davalının kefaleti ile süresiz teminat mektupları verildiğini, davalılara ait hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini ileri sürerek 387.959,68 TL’lik teminat mektup bedelinin Tekstil Bankası A.Ş. … Şubesi’nde faiz getirmeyen bir hesapta döviz olarak depo edilmek üzere tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların anlaştıklarını ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerinin nispi harca ilişkin hüküm fıkrasının maktu harç olarak tavzihine ilişkin taleplerinin mahkemece ….06.2004 tarihli ek kararı ile reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ….2005 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ….2005 tarihli ek karar ile; nihai karar ile davadan el çekildiği, karar verildikten sonra feragat iradesinin bozma istemli olarak üst derece mahkemesine sunulması gerektiğinden bahisle davacı vekilinin feragat nedeniyle davanın reddi isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
…- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin …/…/2005 tarihli ek karara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…- Mahkemece verilen 28/01/2004 tarihli asıl karar davalılar vekili tarafından yasal sürede temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davadan feragat edilmiştir. Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan davadan feragat edildiğinin anlaşılmasına göre, vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
…- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin asıl karara yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile ….2005 tarihli ek kararın ONANMASINA, (…) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin asıl karara yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, taraflarca üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek niteliktedir. Bu açıdan bakıldığında, işbu davada, davalı vekilinin vekaletnamesindeki özel yetkiye dayalı olarak, 28…2004 tarihli oturumda usulen tevsik olunduğu üzere davayı kabul beyanında bulunması ile birlikte, taraflar arasında, dava ile ilgili olarak maddi anlamda kesin hüküm meydana geldiği, davanın esasına ilişkin hususlar bakımından kesin hükmün sonuçlarının bu andan itibaren doğduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, esas bakımından kesin hükmün sonuçlarının, davanın kabul edildiğine ilişkin bir tespit hükmü niteliğindeki mahkeme kararının şeklen kesinleşmesi tarihine ertelenmesi söz konusu olamaz. Dairemizin ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulaması bu yöndedir. Davadan feragat ise ancak hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. Bir başka söyleyişle, davanın HUMK’nın 92 vd. maddeleri uyarınca kabulle sonuçlanması ve yukarıda da açıklandığı üzere kesin hükmün sonuçlarının doğmasından sonra davadan feragat mümkün değildir. Şu halde, davacı vekilinin ….2005 tarihli dilekçesi ile davadan feragatinin sonuç doğurmasından söz edilemez.
Yerel mahkemenin ….2005 tarihli ek kararı, mahkemenin davadan el çekmiş olması nedeniyle, davacının feragat beyanı ile ilgili olarak bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasını teminen dava dosyasının Yargıtay’a sevkine ilişkin bir karar niteliğindedir. Her ne kadar, hüküm verildikten sonra davadan feragat halinde dahi feragatin değerlendirilmesi yerel mahkemeye ait ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, davadan feragat beyanının nazara alınması söz konusu olmadığından, yerel mahkemenin ….2005 tarihli ek kararının bozulup kaldırılmasına ve davalı vekilinin asıl karardaki nispi harç tahsiline yönelik olarak süresinde ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekirken hükmün henüz kesinleşmediğinden bahisle yazılı gerekçeyle ….2005 tarihli ek kararın onanmasına, davadan feragat edilmiş olduğundan ve henüz asıl kararın kesinleşmemiş bulunduğundan bahisle asıl kararın bozulmasına yönelik Daire çoğunluğunun kararına katılamıyorum.