Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/9389 E. 2013/15131 K. 06.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9389
KARAR NO : 2013/15131
KARAR TARİHİ : 06.09.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 tarih ve 2009/246-2012/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında “Koçak Gayrimenkul Bankası Tules/… Bölge Temsilciliği Franchise Sözleşmesi” akdedildiğini, davacının “İl Franchise Alanı” olarak adlandırıldığını, davacının davalının … Bulvarı No:23 D.3 …-… adresinde … Bölge Temsilciliği faaliyetini sürdürdüğünü, yaptığı sözleşmelerin davalı tarafından onaylandığını, davalının 24.02.2009 tarihli ihtarnamesi ile birlikte çalışmanın mümkün olmadığını bu nedenle şirkete ait matbuat ile evrakları teslim etmelerini tabelanın da kaldırılmasını istediğini, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, buna karşın 13.03.2009 tarihli cevabi ihtarnamede sözleşmenin tek taraflı feshinin haksızlığını ifade ettiklerini, sözleşmenin 10 yıl süreli olduğunu, davalının buna yanıt vermediğini, ilişkileri sürdürmeye devam ettiğini, bu süre içinde davacının hazırladığı davalının onayladığı tüm projelerin www.kocakgayrimenkul.com ı internet sitesinde yer aldığını, bu sürede bir problemin yaşanmadığını, davalının davacının bilgisi dışında özel hattına bağlı olan telefonları kapattırdığını, … Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince tedbir kararı ile telefonların açtırıldığını, Türk Telekom’dan bu dört telefon için 444 ile başlayan özel servis numarası istendiğini, davacıya 444 35 50 nolu özel servis numarasının tahsis edildiğini, tahsis edilen özel servis numarasına bağlı olarak beş telefon hattı alındığını, bunlar için Türk Telekoma 4.645,48 TL ödendiğini, … FSHM’nin tedbir kararı ile telefonların 31.08.2009 tarihinden itibaren konuşmaya açıldığını, davalının bunun üzerine 04.08.2009 tarihinden itibaren tüm mail adreslerini kullanılamaz hale getirdiğini; bu nedenle davacının tüm firmalarla irtibatının kesildiğini, … FSHM’ye yeniden başvurulduğunu, 07.09.2009 tarihli tedbir kararı alındığını, mail adreslerinin henüz açılmadığını, davalının ayrıca firmalara davacı ile olan sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini beyanla; haklı fesih nedeniyle şimdilik 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini; karşı davada ise davanın kötü niyetle açıldığını ve bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı–karşı davacı vekili, 01.06.2006 tarihli sözleşmenin 4.4 maddesi gereğince imza tarihinden itibaren bir yıllık bir süre içinde en az 36 adet alt franchise sözleşmesi yapma yükümlülüğünün bulunduğunu, 10.i maddesi gereğince buna aykırılığın davalı tarafından haklı fesih sebebi olduğunu, davacının bu yükümlüğünü yerine getirmediğini, sözlü vaadiyle 36 adet alt franchise yapacağını söylemesine rağmen bunu yerine getirmediğini, 3 yıl içinde davacının ancak 101 adet franchise sayısının 1/20’sine bile ulaşmadığını, davacıya bu hususların 16.01.2008 tarihli ihtar ile bildirildiğini, 30 günlük mehil verildiğini, bunun üzerine 04.04.2008 tarihinde dava açıldığını, mahkemenin davayı husumetten red ettiğini, 24.02.2009 tarihli ihtara rağmen matbuat ve evrakların iade edilmediğini, tabelaların kaldırılmadığını, tescilli markaların kullanılmasının engellenmesinin haklan olduğunu, karşı dava dilekçesiyle; davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiğini, davacının 36 adet alt franchise sayısına ulaşmaması nedeniyle doğan zararların tazmin edilmesini, markalarının kullanılmasının durdurulmasına, 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın men ve fesih ihtarı olan 24.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalının taraflar arasında düzenlenen ve imzalanan geçerli sözleşme şartlarında belirtilen fesih için gerekli şekil şartlarına ve fesih nedenlerine dayalı geçerli ve haklı bir feshi bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne; karşı davada dayanılan haklı bir fesih ve bundan doğan bir tazminat alacağınının da olamayacağı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davalı- karşı davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, feshin haksız olması nedeniyle davalı-karşı davacının sair talepleri yerinde değil ise de, davacının feshi benimseyerek buna dayalı olarak asıl davayı açması karşısında, davacı- karşı davalının sözleşme konusu markayı kullanması haksız bir kullanım olacağından, mahkemece davalı-karşı davacının bu yöndeki isteminin kabulü gerekirken bu husustaki talebin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre, davalı- karşı davacı vekilinin ücreti vekalete ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalı- karşı davacı vekilinin ücreti vekalete ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.