Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/9474 E. 2013/8426 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9474
KARAR NO : 2013/8426
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29…2011 tarih ve 2011/440-2011/1056 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı adına ve davalının maliki bulunduğu taşınmaz için konut paket sigorta poliçesi düzenlediğini, sigortalanan taşınmazda, kiracı kullanımındayken meydana gelen yangın sonucu zarar meydana geldiğini, zararın tazmininin davalı tarafça müvekkilinden talep edildiğini ve yapılan ekspertiz incelemesi sonunda sigortalı taşınmazda ….684 TL hasar tespit edilerek sigortalıya ödendiğini, rücu kapsamında kiracıya açılan davanın ise zararın kiracı tarafından giderildiğinden bahisle ret edildiğini, bu durumda sigortalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangından dolayı taşınmazda meydana gelen tüm hasarın müvekkili tarafından giderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaya çıkan hasarı giderdiği için ekspertiz raporuyla belirlenen sigorta bedelini almasının sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı …, sigortalısının konutunda meydana gelen riziko sonucu oluşan zararı karşılamıştır. Zararın oluşmasında sigortalı konutta kiracı olarak bulunan şahsın kusurunun bulunduğunun anlaşılması üzerine bu zararın rücuen tazmini için kiracıya dava açılmış ancak, sigortalıya da ihbar edilen bu dava, zararın kiracı tarafından karşılandığının belirlenmiş olması üzerine reddedilmiştir. Bu davanın reddinin ardından davacı sigortalısına dönerek eldeki davayı açmış, ancak mahkemece, dinlenilen tanık beyanlarına göre zararın davalı tarafından giderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilk karar güçlü bir delildir ve bu delilin aksinin aynı güçte bir delille ispatı mümkün olup sadece tanık beyanıyla aksinin ispatlandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.