Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1018 E. 2013/17169 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1018
KARAR NO : 2013/17169
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

… görülen davada Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2012 tarih ve 2012/557-2012/711 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşide ettiği, 5.500,00 TL meblağlı çekin yetkili hamilin barkaya ibrazında kaşılıksız şerhi yazılması sonrasında müvekkilinin çek bedelini yetkili hamile ödediğini, ödemeyi alan hamilin de çeki kargo ile müvekkilinine gönderdiğini, ancak teslim alınan çekin sonradan müvekkiline ait dersahede kaybolduğunu, çekin bankaya iade edilerek düzeltme hakkının kullanılmaması durumunda müvekkilinin ticari hayatının olumsuz etkileneceğini ileri sürerek, çekin keşideci elinde iken kaybolduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının bankadan bir talebi geri çevrildiğinde gerekli yasal ve idari yollara başvurabileceği, bankaya ibraz edilip arkası yazılmış olan ve artık 3. şahıs eline geçtiğinde çek kıymetinde olmayacak belgenin kaybolduğunun tespitinde davacı tarafın bu aşamada bir hukuki menfaatinin bulunmadığı, istikbale dair endişe duyulan bir kısım tereddütler gözetilerek dava açılamayacağı, davacının çekin kaybolduğuna dair kolluk birimine başvurusunun zaten mevcut olduğu, ileride karşılaşacağı olumsuz durum karşısında her zaman menfi tespit veya diğer davalar yoluyla hakkının savunabileceği gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 114/1-h maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, çekin keşidecinin elindeyken kaybolduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK’nın 5/3. maddesi “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, kambiyo senedinden kaynaklanan tespit istemi ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi (Zonguldak Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerekirken bu husus gözetilmeksizin, Sulh Hukuk Mahkemesince davaya bakılarak sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.