YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10276
KARAR NO : 2013/19449
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2013 tarih ve 2012/554-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 26.06.2009 tarih 12 O 349/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar davalı tarafça tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının usulünce kesinleşmediği savunulmuş ise de mahkemece uyulan Dairemizin 25.05.2012 gün, 2012/750-8951 E.K. sayılı ilamında, tenfizi istenilen kararın kesinleştiğinin açıklanmış olması karşısında davacı yararına usulü müktesep hak doğmuş bulunmasına ve davalı tarafça da tenfizi istenilen gıyabi karara karşı yaptıkları itiraz, 07.01.2011 tarihinde reddedilmiş olmasına rağmen yabancı mahkeme kararının usulünce kesinleşmediğinin önceki karar yönelik temyiz aşamasında savunulmamış olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.1.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.