Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10468 E. 2013/15387 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10468
KARAR NO : 2013/15387
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2012/91-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ititraz eden 3. kişi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekili, takibin dayanağı olan senetlerin gerçek bir borç alacak ilişkisini yansıtmadığını, TTK’nın 776. maddesi uyarınca bono vasfını taşımadıklarını, haczin müvekiline ait adreste gerçekleştirildiğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve teminatın yükseltlmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takibe konu senetlerde bonoların tüm unsularının bulunduğu, alacağın muvazaalı olduğuna ilişkin iddianın menfi tespit davasını gerektirdiği, haczin başka adreste yapıldığına yönelik iddianın ise açılacak istihkak davasıyla çözümlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden üçüncü kişi vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı, ihtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekili temyiz etmiştir.
1- 2004 sayılı İİK’nın 265/5. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu açıktır. Mahkemece, anılan yasa hükmü gözetilmeksizin, kararın kesin olduğundan bahisle yazılı şekilde temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin 25.02.2013 tarih ve 2012/91-89 D.İş sayılı Ek kararının kaldırılarak esasa yönelik temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl karara yönelik temyiz istemine gelince, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraza ilişkin inceleme usulü İİK’nın 265/4. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirip veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği belirtilmiş olmasına göre, itirazın duruşma açılarak incelenmesi yasal zorunluluk olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, bu husus gözardı edilerek, istemin dosya üzerinden incelenmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itirazın reddine ilişkin kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ititraz eden 3. kişiye iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.