YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1089
KARAR NO : 2013/18102
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/320-2012/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin çocukları …’in geleceğine yatırım amaçlı davalı bankaca MİNİBANK şeklinde adlandırılan bir hesap açtıklarını, hesapta biriken 15.000 TL’nin davalı banka tarafından davacı …’in kredi kartı borcuna mahsuben tutulduğu gerekçesiyle müvekkillerine ödenmediğini, gönderilen ihtar üzerine paranın yarısının ödendiğini ileri sürerek, 7.550,00 TL asıl ve 1.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.550,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı …’in kredi kartı borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, borcun tahsili amacıyla banka kayıtlarının incelenmesinde İbrahim Sayımer’in kızı Tayla ile ½ oranında ortak hesap sahibi göründüğü hesabın tespit edildiğini, davacı … ile imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinin 20. maddesi uyarınca hesapta bulunan paranın ½’ne isabet eden 6.223,82 TL’nin kredi kartı borcuna mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, küçük adına açılan hesabın ortak hesap olduğunun kanıtlanmadığı, bankanın kredi kartı borcu nedeniyle hesaptaki paranın 1/2 tutarını çekmesinin yasal olmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, 7.623,82 TL’nin 6.623,82 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2012 yılı itibariyle 1.690,00 YTL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 10.10.2012 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Davacı taraf harca esas değeri ana para ve işlemiş faiz toplamı 8.550,00TL göstererek davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.623,82 TL’nin 6.623,82 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacılar vekilince karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin reddolunan alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının HUMK’nın 432/4. madde hükmü uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 407,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.