Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1108 E. 2013/17167 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1108
KARAR NO : 2013/17167
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada Çine Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.12.2012 tarih ve 2011/586-2012/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 2.000,00 TL’lik çeki, bir zarf içinde pek çok çekle birlikte kaybettiğini veya çaldırdığını ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun mazeret dilekçesi de ibraz etmediği dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın yenileme talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede mazeret dilekçesinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin mazeret talebi reddedilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin mazeret dilekçesini faks ile gönderdiği ekindeki belgede de duruşma tarihini de kapsayacak şekilde İzmir’de düzenlenen Türkiyede Ceza Adalet Sisteminde Mağdur Fail Uzlaştırma ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Projesi Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı’na katılmak üzere Baro tarafından görevlendirildiğini bildirir belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen mazeret dilekçesi dikkate alınarak davacı vekilinin mazeret talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.