YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11803
KARAR NO : 2013/20000
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2011 gün ve 2008/735-2011/492 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/03/2013 gün ve 2012/5650-2013/6253 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998-1999 yıllarında S.S.İstanbul Batı Yakası Kurumlar Kooperatifinde kamyonları ile çalışırken adına tahakkuk eden paraların yatırılması için banka hesap numarasının bildirilmesinin istendiğini, kardeşi ve ortağı olan …’in banka müdürünü tanıdığını söylemesi üzerine … Şubesi’ne hesap açtırdığını, davalı şahsın şube müdürü olup gelen havalelerin işlemesi gerektiğini belirterek bir takım evrak imzalattığını, boş imzaladığı evrakın mahiyetini kardeşi tanıdığı için sormadığını, bir süre sonra …’e 4.000 TL tutarlı kredi verildiği, bunun hesaptan düşüleceğinin belirtilip belgeleri okumadan imzaladığı, kooperatifteki hak ediş paralarının davacı hesabına aktarılmak üzere gönderildiğini, davalı banka tarafından kredi borcu ile ilgili yapılan takibe itiraz sonucu açılan itirazın iptali davasında borcu olmayıp, imzaların kendisine ait olmadığı savunmasında bulunduğunu, imzaların inceleme ile davacıya ait olduğunu ve 49.433.899.718 TL borcu nedeniyle karar kesinleşmesi üzerine bankaca hesabına el konduğunu, açtığı menfi tespit davasının red olunduğu, icra takibine itirazda 4.000,00 TL kredi belgesindeki imzanın kendisine ait olması nedeniyle talebinin red olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde kredi kullanmadığını, talebi olmadığını ileri sürerek, 49.433,00 TL’nin bankanın el koyduğu tarih 17.05.1999 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 28.03.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davaya konu iadesi istenilen paranın taraflar arasında daha önce görülerek kesinleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/1105E., 2003/37 K. sayılı ilamına dayalı olarak tahsil edilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.