Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/11825 E. 2014/7188 K. 11.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11825
KARAR NO : 2014/7188
KARAR TARİHİ : 11.04.2014

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2009/1019-2012/1209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı…İnş. ve Yapı Elemanları San. Tic. A.Ş.’ne ait alçıpan ve diğer yan ürünlerin Kocaeli’nden Giresun’a gönderilmek üzere 52 K 5282 plakalı kamyonetin sahibi ve sürücüsü olan davalıya sevk irsaliyeleri ile birlikte teslim edildiğini, B-181657 sayılı irsaliyedeki yüklerin davalı tarafından alıcıya teslim edildiğini ancak, 181658 sayılı irsaliyedeki yüklerin alıcıya teslim edilmediğini, müvekkilinin sigortalı malın hasar bedelini sigortalısına ödediğini ve TTK’nın 1301. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.162,52 Euro alacağa karşılık gelen 4.663,69 TL’nin ödeme tarihi olan 25.02.2009 tarihinden itibaren ticari (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin sigortalamış olduğu alçıpan malzemesi ve diğer yan ürünlerin davalıya ait 52 K 5282 plaka sayılı nakliye kamyonuyla Kocaeli’nden Giresun’a götürülmek üzere davalıya sevk irsaliyesi ile birlikte teslim edildiği, B-181657 sayılı irsaliyedeki malların alıcıya teslim edilmesine rağmen B-l 81658 sayılı irsaliyedeki malların alıcıya teslim edilmediği, davacı şirketin sigortaladığı malın bedeli olan 2.162,52 Euro’yu 25.02.2009 tarihinde sigortalısına ödendiği, olay nedeniyle Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/710 Esas, 2012/33 Karar sayılı ilamı ile davalının hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın 08.03.2012 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.663,69 TL’nin 25.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak ibraz edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır. Temyiz
dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nın 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)’nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK’nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince: Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 294,30 TL temyiz ilam harcı davalıdan temyiz edenden alınmasına, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.