Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12173 E. 2014/2638 K. 14.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12173
KARAR NO : 2014/2638
KARAR TARİHİ : 14.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.03.2013 tarih ve 2011/209-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 1993 yılında yapılan genel kurul ve sonrasında şirket hissedarlarının bir kısmı hakkında usulsüz ihraç kararları verildiğini, şirketin sermaye yapısının değiştirilip usulsüz işlemler yapıldığını, bu durumun … Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’ nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin 24.11.2000 tarihli raporunda belirtildiğini, 21.03.2005 tarihli genel kurulunda gündemin 6.maddesinde söz alan davacının “şirketin faaliyet döneminde çalışmalarından haberdar olmadığını, sermayenin artırılmasının ihtara rağmen rüçhan hakkının kullanılacağına dair ihtarının dikkate alınmadığını, mevcut hazırun cetvelinin gerçek sermaye yapısını yansıtmadığını….” belirterek itiraz ettiğini, genel kurul kararlarının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 12.03.2005 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin usul ve yasalara uygun idare edildiğini, davacının ileri sürdüğü sebeplerin genel kurul kararlarının iptalini gerektirir nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, mahkeme kararı ile davalı şirkete ortak olduğuna karar verilen kişilerin genel kurula katılmalarının toplantı ve karar nisabını etkilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.