YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12651
KARAR NO : 2014/1941
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2013 tarih ve 2013/83-2013/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkililerince 22/01/2013 tarihinde …’ne başvurularak 30/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tescilinin talep edildiğini, ancak bu talebin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 30/01/2013 tarihli kararı ile reddedildiğini, davalı tarafından tescil talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin 30/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarla yapılan ana sözleşme değişikliğinin gerçekleşmesine haksız olarak engel olduğunu, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/2012 tarihli 2012/415 E-2012/784 K. sayılı kararı ile bu dosya ile 30/04/2012 ve 30/05/2012 tarihli genel kurul kararlarının iptali davalarının reddedildiğini, açılan genel kurul kararlarının iptali davalarının reddinden sonra tescil talebiyle yeniden Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulmasına herhangi bir yasal engelin bulunmadığını ileri sürerek; …’nün 30/01/2013 tarihli ve 141 sayılı tescil talebinin reddi kararının iptali ile davacı şirketin 30/04/2012 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın 30/04/2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tescili için davalıya başvurduğu, davalı tarafça başvurunun toplantı nisaplarına aykırı davranıldığı gerekçesiyle reddedildiği, tescil başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 36. maddesine göre tescil talebi üzerine sicil memurunca verilecek kararlara karşı tebliğden itibaren 8 gün içinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe ile itiraz edilebileceği halde davacı davacı tarafça bu konuda açılmış bir davanın bulunmadığı, mahkemenin 2012/415 Esas sayılı dosyası ile birleşen dosyada 30/04/2012 tarihli toplantıda toplantı ve karar yeter sayısının bulunduğunun tespit edildiği, 30/05/2012 tarihli toplantıda alınan kararların tescili talebi ile açılan dosyanın gerekçesinde 30/04/2012 tarihli genel kurulda görüşülen hususların tescil ve ilanına engel bir halin kalmadığının belirtildiği, mahkemenin gerekçesinde belirtilen bu durumun davalı tarafça yapılan
04/05/2012 tarihli red cevabını ortadan kaldırmadığı, davacı şirketin süresi içersinde bu red cevabına karşı bir dava açmadığı, daha önce ticaret sicil müdürlüğünce talebin yerine getirilmemesi ve süresinde dava açılmaması üzerine yeniden talepte bulunarak yeni bir red kararı almanın davacıya daha önce kaçırmış olduğu başvuru süresini geri kazandırmayacağı, bu nedenle süresinde açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.