YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12982
KARAR NO : 2013/19637
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 gün ve 2011/439-2011/677 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.03.2013 gün ve 2012/5474-2013/5200 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 15.01.2010 tarihinde toplanan ortaklar kurulunda sözlü tartışma nedeniyle karar alınmadan toplantının sona erdiğini, diğer ortağın herhangi bir karar alınmamasına rağmen müvekkilinin yokluğunda sözde bir genel kurul kararı yazarak bu kararı tescil ve ilan ettirdiğini, bu kararla müvekkilinin müdürlük görevinden azledilerek…’ın kendisini tek başına müdür olarak atadığını ve şirket merkezinin nakline karar verildiğini, gündemde yer almayan konuların hukuka aykırı olarak karara bağlandığını, kararın hükümsüzlüğünün tespitini ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, toplantının TTK’nın 538/son kapsamında tüm ortakların hazır bulunduğu umumi heyet toplantısı olarak gerçekleştiğini, böyle bir toplantıda tüm konuların görüşülebileceği, alınan kararlarda bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, %51 oranında pay çoğunluğuna sahip olan ortağın tek başına gündem maddeleri oluşturup, bu konularda tek başına karar almasının mümkün olmadığı, alınan kararların nitelikleri itibariyle de kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.