Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13670 E. 2013/19818 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13670
KARAR NO : 2013/19818
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2012 gün ve 2011/456-2012/82 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/05/2013 gün ve 2012/10464-2013/8890 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Genkord Sağlık Hizmetleri A.Ş.’deki hisselerini davalılara devretmeyi kabul ettiklerini, sözleşmede devir bedeli kararlaştırılırken devir tarihi itibariyle şirket mizanında ortaklar alacaklar hesabında yazılı olan miktarın stopajın ve diğer tüm vergilerin düşüldüğünü ve neticede hisse devir bedelinin 320.000,00 TL olarak belirlendiğini, ortaklar hesabında olan miktarın peyderpey satıcı …’ya maaş olarak ödeneceğini, bundan doğan vergilerin sözleşme tarihinde devir bedelinden düşüldüğü için satıcılara ek bir yükümlülük getirmeyeceğini, doğacak vergilere de alıcının katlanacağını, davalıların 6111 sayılı Kanun’dan faydalanması ile hisse devir bedelinden düşen oranın affa giren kısmı kadar davalıların mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin stopaj ve diğer tüm vergi borçlarıyla birlikte şirket hisselerini devraldığını, bununla birlikte hisselere bağlı olan hakların da bir bütün halinde müvekkillerine intikal ettiğini, hisse devri yapıldıktan sonra kanun çıkması ile oluşacak avantaj ya da dezavantajın devralan müvekkillerine ait olacağını, 6111 sayılı Yasa’nın 18. maddesinin b bendinde ödemelerin ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte ödeneceğinin, Yasa’nın 19. maddesinin a bendinde ise süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceğinin belirtildiğini, buna göre müvekkillerinin bu yasadan faydalanıp faydalanamayacaklarının henüz belli olmadığını, zira ödemelerin bu şekilde gerçekleştirilememesi halinde borcun eski haline döneceğini, davacıların iddia ettiği üzere müvekkillerinin mamelekine girmiş fazladan bir paranın mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.